⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 303
🕐 Son Güncelleme: 22.10.2026 20:12
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Hatay’ın Çöğürlü Mahallesi’nde faaliyet gösteren taş ocağının çevreye ve Asi Nehri yatağına zarar verdiği iddiasıyla açılan davanın duruşması Hatay 6. İdare Mahkemesi’nde gerçekleştirildi.
- Mahalle sakinleri ve avukatları, taş ocağının tarım arazilerine, arkeolojik sit alanına ve nehir rejimine zarar verdiğini, ayrıca ağır tonajlı kamyonlar nedeniyle güvenlik sorunları yaşandığını belirtti.
- Şirket yetkilileri faaliyetlerin kurallara uygun olduğunu savunurken, mahkemenin 15 gün içinde kararını açıklaması bekleniyor. Benzer hukuki süreçler ve yargıda yeni dönem düzenlemeleri kamuoyunda yakından takip ediliyor.
Hatay’ın Çöğürlü Mahallesi’nde faaliyet gösteren bir taş ocağının çevreye ve Asi Nehri yatağına zarar verdiği iddiasıyla açılan davada hukuki süreçte kritik bir aşamaya gelindi. Hatay 6. İdare Mahkemesi tarafından görülen duruşmada taraflar, avukatlar ve mahalle sakinleri dinlendi. Mahkemenin, tarafların beyanlarını inceledikten sonra 15 gün içinde kararını açıklaması bekleniyor.
Mahalle Sakinlerinden Taş Ocağı Tepkisi
Duruşmada söz alan mahalle sakinleri ve köy muhtarı, taş ocağının bölge halkının yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü ifade etti. Mahalle Muhtarı Kıymet Doğru, taş ocağı faaliyetleri sebebiyle Asi Nehri yatağının daraltıldığını, çevredeki ormanlık alanların ve arkeolojik sit alanlarının zarar gördüğünü savundu. Doğru ayrıca, Devlet Su İşleri (DSİ) pompa istasyonunun yakınlarına kimyasal atıklı su pompalandığını, kamyonların gece gündüz çalışması nedeniyle trafik güvenliğinin kalmadığını vurguladı. Tarım yapılan bir bölgede kısa süre içinde ÇED gerekli değildir kararı verilmesini eleştiren yöre halkı, çocuklarını sokağa bırakamadıklarını ve soludukları hava kalitesinin düştüğünü dile getirdi.
Toplumsal yaşamı etkileyen bu tür yerel meselelerin yanı sıra, ülke genelinde altyapı ve çevre güvenliği ile ilgili yaşanan gelişmeler de vatandaşlar tarafından yakından izleniyor.
Hukuki Süreç ve Avukatların Beyanları
Müşteki avukatı Aslıhan Berat Ekinci ise mahallenin yaklaşık çeyrek asırdır bu sorunla mücadele ettiğini belirtti. Tonajlı araçların dar sokaklarda yarattığı tehlikeye dikkat çeken Ekinci, zeytin hasadı döneminde dahi mahalle sakinlerinin haklarını aramak için duruşmaya katıldığını söyledi. DSİ raporlarında dere yatağına hafriyat döküldüğünün ve akarsu rejiminin bozulduğunun açıkça ifade edildiğini savunan Ekinci, taş ocağının bulunduğu coğrafi konumun tarımsal üretim ve tarihi sit alanları açısından büyük risk taşıdığını kaydetti.
Öte yandan duruşmada dinlenen şirket yetkilileri ise gerçekleştirilen tüm faaliyetlerin ilgili kurum yönetmeliklerine ve DSİ kurallarına uygun olduğunu öne sürdü. Tarafların savunmalarını tamamlamasının ardından gözler mahkemenin vereceği nihai karara çevrildi.



