⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 525
🕐 Son Güncelleme: 22.10.2026 22:31
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- KPMG’nin yayımladığı “Küresel CEO Öngörüleri” araştırması, dünya genelinde yıllık geliri 500 milyon doların üzerindeki 1.400 şirketin yöneticisinin görüşlerini kapsıyor.
- Şirket liderlerinin kendi kurumlarının üç yıllık büyüme beklentilerine duyduğu güven yüzde 84’e yükselirken, küresel ekonomiye duyulan güven 2021’den bu yana en düşük seviye olan yüzde 65’e geriledi.
- CEO’ların yüzde 79’u önümüzdeki üç yıllık süreçte en önemli yatırım önceliklerinin yapay zeka olacağını ve siber güvenliğin büyüme önündeki en büyük tehdit olduğunu belirtiyor.
İş dünyasının yönünü belirleyen en kapsamlı araştırmalardan biri olan KPMG’nin Küresel CEO Öngörüleri raporu yayımlandı. Dünya genelinde yıllık geliri 500 milyon doların üzerinde olan 1.400 üst düzey yöneticinin (CEO) katılımıyla gerçekleştirilen 12’nci araştırma, iş dünyasındaki stratejik önceliklerin ve risk algılarının büyük bir değişim sürecinden geçtiğini gözler önüne seriyor. Rapora göre, küresel çaptaki belirsizlikler artış gösterirken, liderlerin kendi organizasyonlarının geleceğine duyduğu iyimserlik dikkat çekici bir ivme yakalamış durumda.
Şirket Büyüme Beklentilerinde Güven Artışı
Araştırma sonuçları, CEO’ların dış pazarlardaki dalgalanmalara rağmen kendi kurumlarında büyümeyi sürdürebileceklerine olan inancının güçlendiğini kanıtlıyor. Liderlerin şirketlerinin gelecek üç yıllık büyüme beklentilerine duydukları güven, geçtiğimiz yıl yüzde 79 seviyesindeyken bu yıl yüzde 84 oranına yükseldi. Benzer şekilde, şirketlerinin finansal performansından umutlu olan ve yıllık en az yüzde 2,5 büyüme öngörenlerin oranı yüzde 68’e ulaştı.
Öte yandan, yerel bazdaki bu güçlü iyimserlik tablosu küresel ekonomik göstergelerle tezat oluşturuyor. Küresel ekonomiye duyulan güven, artan jeopolitik gerginlikler ve makroekonomik dalgalanmalar nedeniyle yüzde 65 seviyesine gerileyerek 2021 yılından bu yana kaydedilen en düşük seviyeyi gördü. Bu durum, liderlerin genel ekonomik iklimden ziyade kendi operasyonel çevikliklerine ve stratejik hamlelerine güvenmeyi tercih ettiğini gösteriyor.
Siber Güvenlik ve Veri Koruma En Büyük Tehdit
Artan belirsizlik ortamında şirketlerin büyüme yolculuğunu tehdit eden risk faktörleri de raporda detaylı bir şekilde ele alındı. Küresel çaptaki teknolojik dönüşüm ve dijitalleşme dalgasıyla birlikte, liderlerin yüzde 31’i siber güvenlik ve veri güvenliğini operasyonların önündeki en kritik engel olarak tanımlıyor. Bu majör tehdidi yüzde 28 ile küresel ekonomik belirsizlikler, yüzde 26 ile jeopolitik istikrarsızlıklar ve düzenleyici baskılar takip ediyor.
Dijital altyapıların koruma altına alınması ve güvenliğin artırılması, şirketlerin bütçe dağılımında öncelikli sıralarda yer alırken; bu süreçte kurumlar dijitalleşme altyapılarını güçlendirmek için yenilikçi adımlar atıyor. Örneğin, Türk Telekom 5G ile Yeni Nesil Sınırsız Mobil İnternet Paketini Sundu haberi, kurumsal ve bireysel alanda yüksek hızlı bağlantı ihtiyaçlarının ne denli kritik bir eşikte olduğunu gözler önüne seriyor. Benzer şekilde, telekomünikasyon sektöründeki bu devrimsel gelişmeler, iş süreçlerinin kesintisiz yürütülmesi açısından da hayati önem taşıyor. Sadece iş dünyasında değil, günlük hayatın her alanında hissedilen bu teknolojik entegrasyonlar, örneğin Turkcell’den 174 Ülkede Geçerli Ücretsiz Global Paket Hediyesi gibi kampanyalarla küresel ölçekteki veri ve iletişim akışının kesintisiz sürdürülmesine katkı sağlıyor.
Geleceğin Yatırım Odak Noktası: Yapay Zeka
Risklerle mücadele ederken uzun vadeli başarıyı yakalamak isteyen üst düzey yöneticiler, stratejilerinin merkezine gelişen teknolojileri koyuyor. Araştırmaya katılan CEO’ların yüzde 79’u, önümüzdeki üç yıllık kritik periyotta yapay zeka yatırımları konusunun ana odak noktalarından biri olmaya devam edeceğini vurguluyor. Operasyonel verimliliği artırmak, maliyetleri optimize etmek ve karar alma mekanizmalarını akıllı algoritmalarla desteklemek isteyen şirketler, kaynaklarını bu alana kanalize etmeyi sürdürüyor.
Sonuç olarak, KPMG’nin yayımladığı bu kapsamlı çalışma; küresel ölçekte ekonomik endişeler hâkim olsa da, teknolojik adaptasyon becerisi yüksek ve riskleri doğru yöneten şirketlerin büyüme trendini koruyacağını ve geleceğe daha güvenle bakacağını net bir şekilde ortaya koyuyor.



