⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 446
🕐 Son Güncelleme: 22.10.2026 16:13
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Kanuni Sultan Süleyman döneminde inşa edilen ve Sarayburnu ile Ahırkapı arasında yer alan Bostancılar Tabhanesi Mescidi, 1950’li yıllardaki sahil yolu çalışmaları sırasında yıkılmıştı.
- Fatih Belediyesi’nin öncülüğünde, arşivlerdeki gravür, harita ve fotoğraflar yardımıyla hazırlanan rekonstrüksiyon projesi Koruma Kurulu tarafından onaylandı.
- Tamamen bağışçılar aracılığıyla finanse edilen ihya çalışmaları sayesinde, deniz surlarının dışındaki bu tarihi yapı yaklaşık 70 yıl sonra yeniden İstanbul siluetine kazandırılıyor.
İstanbul’un tarihi mirası, kaybolan değerlerin yeniden ihyasıyla zenginleşmeye devam ediyor. Kanuni Sultan Süleyman döneminde saray bostancılarının hastaları için yaptırılan ve Topkapı Sarayı’nın deniz surlarının dışında, Sarayburnu ile Ahırkapı arasında konumlanan tarihi mescit, 1950’li yıllarda gerçekleştirilen sahil yolu düzenlemeleri sırasında yıkılarak ortadan kaldırılmıştı. Fatih Belediyesi tarafından yürütülen kapsamlı ihya çalışmaları sayesinde bu önemli yapı, kentin hafızasına yeniden kazandırılıyor.
Yüzyıllar boyunca ibadet mekanlarından biri olmasının yanı sıra saray çevresindeki yaşamın da merkezinde yer alan mescidin hikayesi, metropolün modernleşme sürecinde feda ettiği tarihi yapıların akıbetini gözler önüne seriyor. Özellikle 1956-1960 dönemindeki imar uygulamaları, bölgenin yalnızca ulaşım ağını değil, aynı zamanda tarihi siluetini de kalıcı biçimde dönüştürmüştü. Türkiye’nin geçmişten bugüne taşıdığı kültürel mirasın korunması ve belgelenmesi, tıpkı Aksaray’daki tarihi yapılar gibi pek çok benzer çalışmanın önemini artırıyor.
Arşiv Belgeleri Işığında Yeniden İnşa Ediliyor
Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, projeye dair yaptığı açıklamada, ilçede son yıllarda kaybolmuş pek çok mescidin yeniden ihyası için büyük bir hassasiyet gösterdiklerini belirtti. Bostancılar Tabhanesi Mescidi’nin İstanbul’un deniz surlarının hemen dışındaki tek mescit olduğuna dikkati çeken Turan, yapının tarihsel süreçteki dönüşümüne değindi:
“Üsküdar’dan ya da denizden bu tarafa geçildiğinde minaresi ilk gözüken mescit idi burası. Fakat yapı, 1930’lardan itibaren metruk hale gelmeye başladı. 1940’lı yıllarda minaresi yıkıldı. 1950’lere, 1960’lara gelindiğinde sahil yolu açıldığında bu mescit tamamen yok olmuştu.”
Belediye ekiplerinin arşivlerde yaptığı detaylı araştırmalar sonucunda çok sayıda harita, gravür ve fotoğraf elde edildiğini vurgulayan Turan, 2019 yılında Koruma Kurulu’na sunulan projenin onaylandığını ifade etti. Tarih boyunca Bostancılar, Tabhane ve Yedekçiler Mescidi gibi farklı isimlerle de anılan yapının, denizciler için bir karantina alanı ve sağlık hizmeti noktası olarak da işlev gördüğü biliniyor.
Kamu Kaynağı Kullanılmadan İhya Ediliyor
Fatih’in 15 bin metrekarelik alanda 12 bine yakın tescilli kültürel miras esere ev sahipliği yaptığını belirten yetkililer, bu eserler arasında yaklaşık 360 mescidin bulunduğunu kaydediyor. Tarihi dokunun geleceğe aktarılması sürecinde, geleceğe yönelik stratejik öngörüler ve ekonomik planlamalar da büyük rol oynamaktadır. Örneğin, finansal ve kamusal projelerin planlanmasında ekonomik beklentiler ve faiz indirimleri gibi makroekonomik göstergeler de bu tür bağış temelli projelerin fonlanma süreçlerini dolaylı yoldan etkileyebilmektedir.
Bostancılar Tabhanesi Mescidi’nin inşasında da kamu kaynağı kullanılmıyor; tüm süreç tamamen hayırsever bağışçıların destekleriyle yürütülüyor. Yaklaşık 100 yıl sonra gravürlerdeki ve fotoğraflardaki yerine geri dönecek olan bu eser, İstanbul’un tarihi siluetini tamamlayan simgesel projelerden biri olarak öne çıkıyor.


