⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 349
🕐 Son Güncelleme: 22.10.2026 08:31
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Kanada Başbakanı Mark Carney, 21-24 Ekim tarihlerinde Türkiye’ye gerçekleştireceği ziyaret kapsamında enerji iş birliği görüşmeleri yapacak.
- Görüşmelerin ana gündem maddesini, Sinop ve Trakya bölgelerinde kurulması planlanan, toplam yatırım maliyeti 60 milyar doları bulabilecek nükleer santral projeleri oluşturuyor.
- Kanada, Türkiye’ye yüksek verimlilik sunan ve yakıt ikmali sırasında durdurulmaya gerek duymayan CANDU reaktör teknolojisini sunmayı hedefliyor.
Türkiye’nin enerji arz güvenliğini uzun vadeli olarak güvence altına almayı hedefleyen nükleer enerji hamlesinde kritik bir dönemeç yaşanıyor. Kanada Başbakanı Mark Carney’nin 21-24 Ekim tarihleri arasında gerçekleştireceği Türkiye ziyareti, iki ülke arasındaki enerji stratejilerini yeniden şekillendirebilir. Ziyaret kapsamında, Karadeniz kıyısında yer alan Sinop ve Trakya bölgelerinde inşa edilmesi planlanan nükleer santral projeleri için kapsamlı görüşmeler yapılması bekleniyor.
Sinop ve Trakya’da Dev Yatırım Planları
Türkiye’nin nükleer enerji yol haritasında iki ana bölge öne çıkıyor. Sinop’ta kurulması planlanan nükleer santralin, toplamda 4 reaktörden oluşması ve 4 bin 560 megavatlık bir güç kapasitesine sahip olması hedefleniyor. Bu devasa yatırımın Türkiye’nin toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 10’unu tek başına karşılaması öngörülürken, projenin toplam maliyetinin 30 milyar dolar seviyesine ulaşması bekleniyor. Günün özeti kapsamında değerlendirilen enerji projeleri arasında, Trakya’daki santral de büyük önem taşıyor. Trakya projesinin de 4 reaktörden oluşması ve 4 bin 800 megavatlık bir üretim kapasitesiyle 30 milyar dolarlık bir yatırım hacmine sahip olması planlanıyor.
Kanada’nın CANDU Teknolojisi ve Stratejik Avantajı
Kanada’nın bu projelerde en güçlü kozu, kendine has CANDU (Canada Deuterium Uranium) reaktör teknolojisi olacak. Diğer birçok nükleer sistemden ayrılan bu teknoloji, ağır su soğutucu kullanarak zenginleştirilmemiş doğal uranyum ile çalışabilme kabiliyetine sahip. CANDU teknolojisinin en büyük avantajı ise reaktörün çalışmasını durdurmaya gerek kalmadan yakıt ikmali yapılabilmesine olanak tanımasıdır. Bu özellik, enerji üretiminde sürekliliği sağlarken işletme maliyetlerini ve duruş sürelerini minimize ediyor.
Enerji Bakanlığı yetkilileri, Türkiye’nin bu tür büyük ölçekli projelerde rekabetçi tekliflere açık olduğunu vurguluyor. Yapılacak görüşmeler neticesinde, Kanada’nın sunacağı teklifin uygulanabilirliği incelenecek ve ortak bir çalışma grubu oluşturulacak. Enerji arzının sürekliliği, hava durumu tahminleri gibi değişkenlerden etkilenmemesi gereken stratejik bir alan olduğu için, CANDU gibi kesintisiz üretim kapasitesi sunan teknolojiler Türkiye için cazip bir seçenek olarak değerlendiriliyor. Karar aşamasında, en avantajlı teklifi sunan ülke ile yol yürünmesi planlanıyor.



