⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 393
🕐 Son Güncelleme: 22.10.2026 01:05
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- TBMM Genel Kurulu, tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarının süreçlerini düzenleyen kanun teklifinin ilk 5 maddesini kabul etti.
- Düzenleme, SPK denetiminde adil, şeffaf ve etkin bir tasfiye süreci işletilmesini ve fon malvarlığının korunmasını hedefliyor.
- Fon pay sahiplerinin haklarını korumak amacıyla, hukuka aykırı olarak çıkarılan değerlerin geri kazanılması ve zararların sorumlulardan tahsil edilmesi öngörülüyor.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, sermaye piyasalarında yatırımcı güvenini tesis etmek ve tasfiye süreçlerini yasal bir çerçeveye oturtmak amacıyla hazırlanan kritik bir kanun teklifinin ilk aşamasını tamamladı. “Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi”nin birinci bölümünde yer alan 5 madde, meclis üyelerinin oylarıyla kabul edildi.
SPK Denetiminde Şeffaf ve Adil Tasfiye Dönemi
Kabul edilen maddeler doğrultusunda, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararları ile tasfiyesine karar verilen fonlar için yeni bir dönem başlıyor. Düzenleme, bu fonların tasfiyesinin tamamlanmamış olması durumunda, sürecin adil, şeffaf ve etkin bir şekilde yürütülmesini yasal güvence altına alıyor. Temel amaç, fon malvarlığından hukuka aykırı yollarla çıkarılan değerlerin geri kazanılması ve bu değerlerin doğrudan fon pay sahiplerine ödenmesini sağlamaktır.
Bu düzenleme, piyasadaki güven ortamını korumayı hedeflerken, geçmişte yaşanan fon vurgunu ve ekonomik eşitsizlik gibi risklerin minimize edilmesi noktasında kritik bir rol oynayacak. Fonun uğradığı kayıp ve zararların, sorumlulardan tahsil edilerek yatırımcıya geri aktarılması, sermaye piyasalarının sağlıklı işleyişi için hayati önem taşıyor.
Tasfiye Sürecinde Uygulanacak Yöntemler ve Yetkiler
Yeni kanun teklifiyle birlikte tasfiye süreci, tamamen SPK’nın gözetim ve denetimi altında gerçekleştirilecek. Tasfiye ile görevli kuruluşlar; yatırımcı menfaatini, piyasa koşullarını ve fon portföy yapılarını göz önünde bulundurarak hareket etmek zorunda olacak. Kuruluşlar, fon varlıklarının korunması ve pay sahiplerinin ortak menfaatini gözeterek mümkün olan en yüksek ekonomik değeri elde etmekle yükümlü kılınıyor.
Sürecin işleyişine dair SPK’ya geniş yetkiler tanınırken, piyasa fiyatlarının gerçek değeri yansıtmadığı durumlarda farklı yöntemlere de başvurulabilecek. Kurul; geri alım, hakim ortağa satış, toptan satış veya özel işlem bildirimi gibi yöntemlerle tasfiye işlemlerini yönetebilecek. Bu tür yasal güvencelerin artması, ülkeye gelen doğrudan yatırım süreçleri ve genel ekonomik istikrar açısından da olumlu bir sinyal olarak değerlendiriliyor.
Borsa Dışı Satış ve Kısıtlamalar
Düzenleme kapsamında, SPK’nın gerekli gördüğü hallerde tasfiye kuruluşlarının varlıkları Borsa dışında satmasına da onay verebileceği belirtildi. Bu durumda, yatırım fonlarına ilişkin mevcut bazı kısıtlamalar uygulanmayacak. Böylece, tasfiye sürecinin hızlandırılması ve varlıkların en uygun koşullarda nakde çevrilmesi hedefleniyor. Söz konusu düzenleme, yalnızca belirtilen fonlar için geçerli olup, diğer yatırım fonları için genel bir tasfiye rejimi oluşturmayacak.



