⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 356
🕐 Son Güncelleme: 23.10.2026 22:24
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, Yüksel Caddesi’nde bir araya gelerek Antalya’da yapılacak 31. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı’nı (COP31) protesto etti.
- Grup adına yapılan açıklamada, iklim finansmanı ve yeşil dönüşüm söylemlerinin sermayenin yeni sömürü projelerine kaynak aktardığı ifade edildi.
- Eylemciler, zirvenin sponsorları arasında yer alan bazı büyük holdinglerin doğa talanına imza attığını savunarak yeşil aklamayı kabul etmediklerini belirtti.
Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, Antalya’da gerçekleştirilmesi planlanan 31’inci Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı’na (COP31) yönelik sert bir protesto düzenledi. Başkent Ankara’daki Yüksel Caddesi’nde bulunan İnsan Hakları Heykeli önünde toplanan kalabalık, iklim krizine ve politikalarına karşı çıkarak ses yükseltti.
Basın açıklamasında sık sık “Havama, suyuma, toprağıma dokunma” ve “İklimi değil sistemi değiştir” sloganları atıldı. Eylemde kitle adına hazırlanan ortak metni Polen Ekoloji Kolektifi’nden Medine Açıkgöz okudu.
“Zirve Sermayenin Çıkarlarına Hizmet Ediyor”
Medine Açıkgöz, yaptığı konuşmada planlanan uluslararası zirvenin iklimin ve halkların gerçeklerinden uzak olduğunu vurguladı. Zirveyi doğrudan “talan zirvesi” olarak nitelendiren Açıkgöz, ekolojik yıkımın temel sebebinin kapitalizm olduğunu dile getirdi. Krizin sonuçlarını yöneterek yeni kâr alanları yaratılmak istendiğini belirten Açıkgöz, doğayı savunanlar olarak bu yeşil aklamayı reddettiklerini ifade etti.
Ülke gündemindeki farklı ekonomik ve toplumsal gelişmeler de çeşitli platformlarda tartışılırken, benzer küresel ve ulusal zirveler sivil toplum örgütleri tarafından yakından takip ediliyor. Uzmanlar ve sivil toplum temsilcileri, bu tür organizasyonların gerçek ekolojik sorunlara ne derece çözüm üreteceği konusunda eleştirilerini sürdürüyor.
İklim Finansmanı ve Sponsorluk Tartışmaları
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve aynı zamanda COP31 Başkanı olan Murat Kurum’un iklim finansmanına yönelik açıklamalarına değinen Açıkgöz, iktidarın bu zirveyi dış finansman ihtiyacını karşılamak için bir fırsat olarak kullandığını iddia etti. Enerji geçişi ve yeşil dönüşüm kavramlarının sömürü projelerine kalkan yapıldığını savundu.
Zirvenin destekçi ve uygulama ortakları arasında yer alan bazı büyük şirketlerin geçmişteki çevre projelerine dikkat çeken açıklamada, ormanların ve kıyıların tahrip edildiği hatırlatıldı. Benzer şekilde, Türkiye genelinde yaşanan ekolojik hak ihlalleri ve hak arama mücadeleleri, ülkenin dört bir yanında toplumsal tepkilerin odak noktasını oluşturmaya devam ediyor.
Açıkgöz, son dönemde artan uluslararası zirvelerin ve diplomatik temasların kapitalist devletlerin enerji güvenliği ve rekabet alanlarını yeniden düzenleme amacı taşıdığını belirterek, ekolojik tahribata karşı mücadelenin kesintisiz süreceğini sözlerine ekledi.



