⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 351
🕐 Son Güncelleme: 23.10.2026 17:02
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Aydın’da kestane hasadı sezonu başlarken, üreticiler yüksek yevmiye tekliflerine rağmen ağaçlara çıkacak işçi bulmakta büyük güçlük çekiyor.
- Tehlikeli ve zorlu çalışma koşulları nedeniyle çırpıcılar 5 bin TL, toplayıcılar ise 2 bin 500 TL günlük yevmiye beklentisi içerisinde bulunuyor.
- Bölgedeki üreticiler, özellikle 60-70 metrelik ağaçlarda gerçekleştirilen hasadın iş gücü maliyetlerini artırdığını ve üretimi zorlaştırdığını belirtiyor.
Türkiye’nin kestane üretim merkezlerinden biri olan Aydın’da, sonbaharın gelmesiyle birlikte hasat telaşı başladı. Köşk, Sultanhisar, Nazilli ve İzmir’in Ödemiş ilçesini kapsayan geniş bir coğrafyada devam eden hasat çalışmaları, bu yıl işçi bulma kriziyle gündeme geliyor. Üreticiler, artan yevmiye taleplerine rağmen bahçelerde çalışacak kalifiye personel bulmakta zorlandıklarını ifade ediyor.
Zorlu Hasat Süreci ve Yüksek Yevmiye Talepleri
Kestane hasadı, tarım sektöründeki en meşakkatli süreçlerden biri olarak kabul ediliyor. Yüksekliği 60-70 metreyi bulan ağaçlara tırmanarak kestaneleri düşüren “çırpıcılar” ile yere düşen ürünleri toplayan işçiler, ciddi bir fiziksel efor sarf ediyor. Bu yıl çırpıcılar için günlük 5 bin TL, toplayıcılar için ise 2 bin 500 TL yevmiye talep ediliyor. Ancak bu rakamlara rağmen, işin hem tehlikeli olması hem de dikenli ürünlerle çalışmayı gerektirmesi, işçi arzını kısıtlıyor.
Üreticilerin bir kısmı, artan maliyetler ve işçi sıkıntısı nedeniyle kendi bahçelerinde çalışmak için hafta sonlarını beklemek zorunda kalıyor. Hafta içi profesyonel mesleklerini icra eden pek çok üretici, hasat döneminde bizzat ağaç başına geçerek süreci yönetmeye çalışıyor.
Ekonomik Dengeler ve Sektörel Durum
Tarım sektöründeki bu hareketlilik, genel ekonomik tabloyu da yakından ilgilendiriyor. Tıpkı Borsa İstanbul yatırımcılarının piyasa hareketlerini takip etmesi gibi, tarım üreticileri de iş gücü maliyetlerindeki artışın ürün fiyatlarına yansımasını hesaplıyor. Öte yandan, tarım sektöründeki teknolojik gelişmelerin henüz bu tür zorlu hasat süreçlerini tam anlamıyla ikame edememesi, manuel iş gücüne olan bağımlılığı artırıyor.
Üreticiler, özellikle dolunun vurduğu bölgelerde rekoltenin düştüğünü ancak genel tablonun verim açısından memnuniyet verici olduğunu belirtiyor. İhracata hazırlanan kestanelerin “dökek alanı” adı verilen özel bölgelerde olgunlaştırılması, sürecin sadece bir parçası. Üretim zincirinin her halkası, tıpkı sanayi yatırımlarının verimlilik odaklı büyümesi gibi, doğru yönetilmek zorunda.
Uzmanlar, tarımsal üretimde sürdürülebilirlik için genç iş gücünün bu alana yönlendirilmesi ve iş güvenliği önlemlerinin artırılmasının şart olduğunu vurguluyor. Kestane hasadının, sadece bir ekonomik faaliyet değil, aynı zamanda bölgenin kültürel ve geleneksel bir mirası olduğu da unutulmamalıdır.



