⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 399
🕐 Son Güncelleme: 23.10.2026 12:40
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Aksaray Şubesi, İstanbul Tıp Fakültesi’nde yaşanan taciz olaylarını protesto etmek amacıyla acil cerrahi bölümü önünde eylem düzenledi.
- Sendika temsilcileri ve İstanbul Tabip Odası üyeleri, sağlık alanındaki şiddet ve ayrımcılığın münferit olmadığını, yapısal bir sorun haline geldiğini vurguladı.
- Sağlık emekçileri, hastanelerde mahremiyeti ve güvenliği sağlayacak acil fiziki önlemlerin alınması ve şeffaf bir soruşturma süreci yürütülmesi çağrısında bulundu.
İstanbul Tıp Fakültesi Acil Cerrahi Bölümü önünde bir araya gelen sağlık emekçileri, çalışma alanlarında maruz kaldıkları taciz, şiddet ve ayrımcılığa karşı seslerini yükseltti. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Aksaray Şubesi’nin çağrısıyla düzenlenen eyleme, İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Benan Koyuncu da destek verdi.
Sağlıkta Güvenlik ve Eşitlik Talebi
Eylemde konuşan Dr. Benan Koyuncu, yaşanan taciz olaylarının münferit olmadığını, yıllardır süregelen şiddet, ayrımcılık ve eşitsizliğin bir sonucu olduğunu belirtti. Sağlık hizmeti sunan kadınların mesleki yaşamlarında sürekli engellerle karşılaştığını ifade eden Koyuncu, “Burası en köklü fakültelerden biri. Tıp eğitimi alırken işimizin kutsal olduğu öğretildi ancak çalışma hayatında bu değeri göremiyoruz. Kadın sağlık çalışanları, çalışma ortamlarında daha fazla tacize ve eşitsizliğe uğruyor” dedi.
Koyuncu, özellikle afet dönemlerinde dahi kamu çalışanlarına yönelik düzenlenen idari izinlerde dahi cinsiyetçi bir dil kullanıldığını hatırlatarak, bakım yükünün sadece kadınlara atfedilmesinin kabul edilemez olduğunu savundu. Benzer sorunların kadın emeği süreçlerinde de görüldüğünü vurgulayan uzmanlar, çalışma hayatındaki eşitsizliğin her alanda karşılık bulduğunu belirtti.
Fiziki Koşullar ve Güvenlik Eksikliği
Hastanelerdeki mimari yapıların ve dinlenme alanlarının yetersizliğine de dikkat çekildi. Şehir hastaneleri projeleriyle sağlık alanlarının büyüdüğünün iddia edildiğini ancak aksine çalışanların dinlenme odalarının ve güvenli alanlarının daraltıldığını ifade eden Koyuncu, “Güvenli çalışma alanları istiyoruz. Hastanelerimiz büyüyor ama biz kendimizi güvende hissetmiyoruz” şeklinde konuştu. Sağlık çalışanlarının yaşadığı bu sorunlar, toplumun diğer kesimlerindeki çalışma hayatı zorluklarıyla paralellik gösteriyor; örneğin freelance çalışma modeli gibi yeni iş kolları da benzer güvence arayışlarını beraberinde getiriyor.
Yönetime Şeffaflık Çağrısı
Eylemde yapılan basın açıklamasında hastane yönetimine net talepler iletildi. Etkin ve şeffaf bir soruşturma sürecinin başlatılması, sorumluların mevzuat çerçevesinde cezalandırılması ve kadın emekçilerin mahremiyetini koruyacak acil fiziki önlemlerin alınması gerektiği vurgulandı. Özellikle tuvalet ve soyunma odaları gibi alanların gözden geçirilmesi gerektiği ifade edilirken, taciz bildirimlerinin üzerinin örtülmemesi gerektiğinin altı çizildi.
Sağlık emekçileri, yaşadıkları sorunlara karşı örgütlü bir şekilde mücadele etmeye devam edeceklerini ve sürecin takipçisi olacaklarını belirterek eylemlerini sonlandırdı. Öte yandan kamu kurumlarında yaşanan diğer disiplin ve denetim süreçleri de yolsuzluk soruşturmaları gibi benzer şeffaflık beklentilerini gündemde tutmaya devam ediyor.



