⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 382
🕐 Son Güncelleme: 24.10.2026 11:20
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Ankara’da eski sevgilisi Selim Akarçay’ın ısrarlı takibi ve tehditleri sonucu hayatına son veren Aleyna Kaya davasında savcılık mütalaasını sundu.
- Savcılık, sanığın uyguladığı sistematik psikolojik baskı ve ölüm tehditlerinin genç kadını ölüme sürüklediğini belirtti.
- Sanığın “kasten öldürme” suçundan en üst sınırdan cezalandırılması talep edilerek emsal bir karar bekleniyor.
Ankara’da, eski erkek arkadaşı Selim Akarçay’ın sistematik ısrarlı takibi, ölüm tehditleri ve yoğun psikolojik baskısına maruz kalan Aleyna Kaya’nın yaşamına son vermesiyle ilgili açılan davada kritik bir eşiğe gelindi. Kamuoyunda büyük yankı uyandıran davada savcılık, sanığın eylemlerinin sadece tehdit boyutunda kalmadığını, doğrudan bir ölüm sonucuna yol açtığını belirterek “kasten öldürme” suçundan cezalandırılmasını talep etti.
Israrlı Takip ve Psikolojik Baskı Süreci
Olayın geçmişine bakıldığında, Aleyna Kaya’nın uzun bir süre boyunca eski sevgilisi tarafından taciz edildiği ve tehditler aldığı görülüyor. Kaya’nın bu baskılar karşısında çaresiz kalarak hayatına son vermesi, davanın seyrini değiştiren en önemli unsur oldu. Savcılık makamı, sanığın sergilediği davranışların mağdurun yaşam iradesini tamamen yok ettiğini ve onu kaçınılmaz bir sonuca sürüklediğini vurguladı. Toplumda bireylerin yaşadığı bu tür travmaların, tıpkı sağlık üzerindeki etkileri gibi derin ve kalıcı sonuçlar doğurduğu hukuk literatüründe de tartışılan bir konu haline geldi.
Savcılığın Emsal Teşkil Edecek Mütalaası
Savcı tarafından hazırlanan mütalaada, sanık Selim Akarçay’ın eylemlerinin “tehdit” veya “kişilerin huzur ve sükununu bozma” suçlarının ötesine geçtiği ifade edildi. Savcılık, sanığın mağdurun üzerinde kurduğu baskının, mağdurun kendi canına kıymasına neden olan temel faktör olduğunu belirterek, bu durumun Türk Ceza Kanunu kapsamında doğrudan bir öldürme eylemi olarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Bu talep, benzer vakalarda sanıkların sadece tehdit suçundan değil, doğrudan ölümden sorumlu tutulması açısından büyük bir emsal niteliği taşıyor.
Hukukçular, bu davanın sonucunun, ısrarlı takip (stalking) mağduru kadınların korunması ve bu tür eylemlerin hukuki karşılığının netleşmesi açısından hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. İnsan ilişkilerindeki güvenin sarsılması, tıpkı sosyal hayattaki çeşitli güven sınavı süreçlerinde olduğu gibi, bireylerin psikolojik bütünlüğünü derinden etkileyebiliyor. Aleyna Kaya davası, adaletin bu tür sistematik şiddet türlerine karşı nasıl bir duruş sergileyeceğini gösterecek.
Yargılama Süreci ve Beklentiler
Sanık Selim Akarçay’ın savunmalarının alınmasının ardından mahkeme heyeti, savcının sunduğu bu ağır mütalaayı değerlendirecek. Eğer mahkeme savcılığın talebini haklı bulursa, Türkiye’de “dolaylı yoldan öldürme” veya “psikolojik baskıyla ölüme sevk etme” konularında yeni bir hukuk dönemi başlayabilir. Davanın bir sonraki duruşmasında, tarafların son beyanlarının ardından karar aşamasına geçilmesi bekleniyor.



