⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 437
🕐 Son Güncelleme: 24.10.2026 08:56
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Altın ons fiyatı, 23 Ekim Cuma günü 3.975 dolara kadar gerileyerek son üç ayın en düşük seviyesini gördü.
- Goldman Sachs ve UBS, altının uzun vadeli hedefinin 5.400 dolar olacağı yönündeki öngörülerini sürdürüyor.
- Petrol fiyatlarındaki artış ve Fed’in faiz politikası, altın üzerindeki kısa vadeli satış baskısını artırıyor.
Küresel piyasalarda değerli metaller hareketli bir seyir izlerken, altın fiyatları yatırımcıları tedirgin eden bir geri çekilme yaşadı. Altının ons fiyatı, 23 Ekim Cuma günü işlemleri sırasında 3.975 dolara kadar gerileyerek son üç ayın en düşük seviyesini test etti. Haftalık bazda yaklaşık yüzde 3,9 oranında bir kayıp yaşayan altın, 4 bin dolar psikolojik sınırının altına inmiş durumda.
Dev Bankalardan Altın İçin İyimser Senaryo
Yaşanan bu sert satış dalgasına rağmen, dünyanın önde gelen finans kuruluşları altın için uzun vadeli boğa piyasası beklentilerini koruyor. Goldman Sachs ve UBS, altının uzun vadede 5.400 dolar seviyesine kadar yükselebileceği yönündeki tahminlerinde bir değişikliğe gitmedi. Ancak iki kurum, bu hedefe ulaşılacak takvim konusunda farklı görüşlere sahip. UBS, bu seviyenin Eylül 2027 civarında görülebileceğini öngörürken; Goldman Sachs, 2027 yılının sonuna işaret ediyor.
Goldman Sachs, 2026 sonu için 4.650 dolarlık bir hedef belirlemiş olsa da, kısa vadeli risklerin altını çiziyor. Bankanın analizine göre, yükseliş yönlü opsiyonlara olan ilginin azalması, yakın dönemdeki toparlanmayı sınırlayabilir. Bununla birlikte, merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme stratejileri piyasanın en büyük destekçisi olmaya devam ediyor. Banka, merkez bankalarının aylık ortalama 60 ton altın alımı yapacağı varsayımıyla hareket ediyor; bu rakam 2022 öncesindeki 17 tonluk ortalamanın oldukça üzerinde seyrediyor.
Teknik Seviyeler ve Piyasa Dinamikleri
UBS stratejisti Giovanni Staunovo, 4 bin dolar seviyesinin uzun vadeli alıcılar için kritik bir bölge olabileceğini belirtse de, Cuma günkü düşüş bu seviyenin henüz güçlü bir teknik taban oluşturmadığını gösterdi. Küresel piyasalardaki mali şeffaflık performansları ve ekonomik belirsizlikler takip edilirken, Çin’den gelen fiziki talep ve küresel kamu borçluluğu altını destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.
Öte yandan, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin etkisiyle ham petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkması, enflasyon risklerini tekrar tetikledi. Tıpkı Avrupa’daki gıda fiyatları gibi enerji maliyetlerindeki artış da enflasyonist baskıyı güçlendiriyor. Bu durum, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz oranlarını uzun süre yüksek tutabileceği beklentisini doğurarak, getirisi olmayan altının cazibesini kısa vadede azaltıyor.
Fed Kararı ve Kritik Tarih
Piyasaların gözü kulağı 27-28 Ekim tarihlerinde yapılacak Fed toplantısında. Faiz kararının 28 Ekim Çarşamba günü TSİ 21.00’de açıklanması bekleniyor. Mevcut piyasa beklentilerine göre, politika faizinin bu toplantıda sabit tutulması, ancak Aralık ayında faiz artırımına gidilme olasılığının yüzde 78 olarak fiyatlanması dikkat çekiyor. Teknik olarak, 3.975 dolar seviyesinin kırılması durumunda yatırımcıların 3.959, 3.941 ve 3.900 dolar destek seviyelerini takip etmesi öngörülüyor.



