⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 417
🕐 Son Güncelleme: 24.10.2026 13:12
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan’ın Gümülcine ve İskeçe kentlerine dayatma usulüyle atadığı müftülere yazılı bir açıklamayla tepki gösterdi.
- Bakanlık, bu atamaların Lozan Barış Antlaşması’nı ve Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dini özgürlüklerini ihlal ettiğini vurguladı.
- Türkiye, Atina yönetimine azınlığın kendi seçtiği meşru müftüleri tanıma ve dayatmacı politikalardan vazgeçme çağrısında bulundu.
Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan hükümetinin Batı Trakya’daki Gümülcine ve İskeçe bölgelerine yönelik gerçekleştirdiği müftü atamalarına yazılı bir açıklama yayımlayarak tepki gösterdi. Türkiye, Atina yönetiminin bu adımla bölgedeki Müslüman Türk azınlığın iradesini, uluslararası antlaşmaları ve din özgürlüğünü açıkça ihlal ettiğini bildirdi.
Lozan Barış Antlaşması ve Uluslararası Hukuk İhlal Ediliyor
Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, Yunanistan’ın Gümülcine ve İskeçe’de sözde müftüler atamasının hukuki ve tarihsel gerçeklerle bağdaşmadığı ifade edildi. Açıklamada, Yunan idaresinin tutumunun Lozan Barış Antlaşması başta olmak üzere uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve özgürlükleri hiçe saydığı belirtildi. Konuya dair yayımlanan değerlendirmede, Türkiye’den Yunanistan’a Batı Trakya müftülükleri için çağrı yapılarak Atina’nın azınlık üzerindeki baskıcı uygulamalarından vazgeçmesi gerektiği kaydedildi.
Müftülük müessesesinin sadece dini bir makam olmadığı, aynı zamanda Batı Trakya Türk Azınlığının toplumsal, kültürel ve tarihi kimliğinin ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulandı. Atina yönetiminin, resmi olarak tanınan Türk azınlığın kendi hür iradesiyle seçtiği meşru müftüleri tanımamakta ısrar etmesinin kabul edilemez olduğu aktarıldı.
“Atanmış Değil, Seçilmiş Müftüler Tanınmalı”
Yunanistan makamlarının dayatmacı yaklaşımının insan haklarına yönelik çarpık bakış açısını bir kez daha gözler önüne serdiği belirtilen metinde, diplomatik kanallarla yapılan uyarıların altı çizildi. Bir süredir diplomatik zeminde sürdürülen temasların yanı sıra Dışişleri Bakanlığı’ndan BM’nin 81. Kuruluş Yıl Dönümü Mesajı gibi küresel platformlardaki insan hakları vurguları, Türkiye’nin bölgedeki soydaşlarının haklarını uluslararası hukuk nezdinde koruma kararlılığını simgeliyor.
Bakanlık bildirisinde şu ifadeler öne çıktı: “Yunanistan makamlarını, Azınlığın seçtiği meşru müftüleri tanımaya ve atanmış müftüleri dayatma teşebbüslerinden vazgeçmeye çağırıyoruz.”
Batı Trakya Türk Azınlığının İradesi Görmezden Geliniyor
Yunanistan’ın onyıllardır sürdürdüğü müftülük politikası, bölge halkının kendi dini temsilcilerini seçme hakkını engelliyor. Yerel halkın sandık başına giderek seçtiği meşru temsilciler Yunan yargısı tarafından baskı altına alınırken, hükümetin atadığı memur statüsündeki müftüler azınlık tarafından kabul görmüyor.
Doğu Avrupa ve Balkanlar’da azınlık haklarının korunması hususunda yaşanan süreçler yakından takip edilirken, Avrupa’daki protestolara yönelik cihatçı saldırı çağrıları tespit edildi haberlerinde görüldüğü üzere bölgedeki inanç özgürlüğü ve güvenlik dengeleri de hassasiyetini koruyor. Ankara, Batı Trakya Türklerinin hak mücadelesine uluslararası hukuk kuralları ve ikili antlaşmalar çerçevesinde destek vermeyi sürdüreceğini bir kez daha net bir dille beyan etti.



