Gündem

Erdoğan: Türkiye Diplomasi ve Arabuluculuk Çabalarından Vazgeçmeyecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Arabuluculuk Konferansı'nda Türkiye'nin küresel krizlerde barış ve diplomasi odaklı arabuluculuk rolünü sürdüreceğini vurguladı.

OKUMA AYARLARI
Erdoğan: Türkiye Diplomasi ve Arabuluculuk Çabalarından Vazgeçmeyecek
Erdoğan: Türkiye Diplomasi ve Arabuluculuk Çabalarından Vazgeçmeyecek
📍 Konum: İstanbul, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 508
🕐 Son Güncelleme: 24.10.2026 07:36

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı’na video mesaj ileterek Türkiye’nin diplomasi odaklı dış politika vizyonunu paylaştı.
  • Erdoğan, küresel gerilimlerin arttığı bir dönemde Rusya-Ukrayna ve Afrika gibi kritik bölgelerde Türkiye’nin arabuluculuk rolünün önemine dikkat çekti.
  • Konferans, uluslararası teşkilatların üst düzey temsilcilerinin katılımıyla “Barış İçin Ortaklıklar ve Yeni Perspektifler” temasıyla gerçekleştiriliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da bir otelde gerçekleştirilen 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı‘na katılamayarak video mesaj iletti. Konferansın hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, Türkiye’nin küresel ölçekte artan çatışmalar ve gerilimler karşısında diplomasinin en önemli araç olduğunu vurguladı. Konferansın düzenlenmesinde emeği geçen Dışişleri Bakanlığı’nı tebrik eden Cumhurbaşkanı, İstanbul’un tarihsel kimliğiyle bugün de diplomasinin merkezlerinden biri haline gelmesinden memnuniyet duyduğunu belirtti.

Küresel Gerilimlere Karşı Diplomasi Vurgusu

Dünyanın içinden geçtiği zorlu süreçte uluslararası hukuka ve kurumlara olan güvenin sarsıldığını ifade eden Erdoğan, Türkiye’nin bu belirsizlik ortamında tarafları konuşmaya teşvik eden bir rol üstlendiğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı, “Türkiye olarak böyle bir dönemde tarafların birbirleriyle konuşmadığı, umutların azaldığı zamanlarda dahi diplomasiden asla vazgeçmemeyi kendimize düstur edinmiş durumdayız” dedi. Özellikle Rusya ile Ukrayna arasındaki esir takaslarından Afrika kıtasındaki arabuluculuk girişimlerine kadar geniş bir coğrafyada kazanımlar elde edildiğini belirten Erdoğan, barışa giden yolun ancak diyalogla açılacağını ifade etti.

Uluslararası sistemdeki adaletsizliğe de değinen Erdoğan, Birleşmiş Milletler yapısının mevcut durumunu eleştirdi. 190’dan fazla ülkenin iradesinin sadece 5 ülkenin kararlarına bağlı olmasının adaleti zedelediğini belirten Erdoğan, Filistin, Lübnan ve Sudan gibi kriz bölgelerindeki insanların Birleşmiş Milletler’e duyduğu hayal kırıklığını dile getirdi. Bu süreçte Türkiye’nin, Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanları anlaşması ve hukuki boyut gibi hassas konularda olduğu gibi, en çetin ihtilaflarda dahi çözüm için kapıları açık tutmaya devam edeceğini söyledi.

İstanbul Diplomasinin Odak Noktası Olmaya Devam Ediyor

“Barış İçin Ortaklıklar ve Yeni Perspektifler: Değişen Dünyada Arabuluculuk” temasıyla düzenlenen konferans, küresel ölçekte büyük bir katılıma sahne oluyor. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Körfez İşbirliği Konseyi gibi dev kuruluşların genel sekreterleri ve kıdemli temsilcileri, İstanbul’daki bu kritik zirvede bir araya geliyor. Şehrin diplomatik bir merkez olarak konumu, daha önce İstanbul’da kritik zirve buluşmalarında görüldüğü üzere, bölgesel sorunların çözümü için hayati bir platform sunmaya devam ediyor.

Kanada’dan Türkiye’nin Savunma Sanayine Övgü

Konferans süreci devam ederken, Kanada Başbakanı Mark Carney’nin Ankara ziyareti de dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelen Carney, Türkiye’nin yerli ve milli savunma hamlelerini yakından takip ettiklerini belirterek, Türkiye’den alacakları çok ders olduğunu ifade etti. Carney, savunma sanayiini yerlileştirme sürecinde Türkiye’nin Savunma Sanayii Başkanlığı’nı (SSB) bir rol model olarak almayı planladıklarını dile getirdi. Bu durum, Türkiye’nin sadece diplomatik alanda değil, teknolojik ve askeri alanda da küresel bir güç haline geldiğinin bir göstergesi olarak değerlendirildi.

Bölgesel güvenlik dengelerinin yeniden şekillendiği bu dönemde, Türkiye’nin hem çatışma bölgelerinde arabuluculuk yapması hem de savunma sanayiindeki atılımlarıyla stratejik önemini artırması bekleniyor. Özellikle Karadeniz’deki gemilere dron koruması gibi güvenlik hassasiyetlerinin arttığı jeopolitik konumlarda, Türkiye’nin hem barışçıl hem de caydırıcı gücü önemini koruyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir