⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 422
🕐 Son Güncelleme: 24.10.2026 11:59
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Aydın ve İzmir arasındaki dağlık bölgelerde kestane hasat dönemi başladı.
- 60-70 metre yüksekliğindeki ağaçlara tırmanmanın zorluğu ve ürünün dikenli yapısı işçi bulmayı zorlaştırıyor.
- Çırpıcılar için 5 bin TL, toplayıcılar için 2 bin 500 TL yevmiye teklif edilmesine rağmen iş gücü açığı sürüyor.
Ege Bölgesi’nin önemli kestane üretim merkezleri olan Aydın ve İzmir sınırındaki dağlık alanlarda, havaların serinlemesiyle birlikte büyük bir hasat telaşı başladı. Köşk, Sultanhisar, Nazilli ve İzmir’in Ödemiş ilçeleri arasında uzanan geniş arazilerde üreticiler, ürünlerini zamanında toplayabilmek için yoğun bir mesai harcıyor. Ancak bu yıl üreticilerin en büyük sınavı rekolteden ziyade, iş gücü eksikliği olarak karşımıza çıkıyor.
Hasat Süreci Oldukça Riskli ve Zorlu Geçiyor
Kestane hasadı, doğası gereği oldukça zahmetli ve fiziksel güç gerektiren bir süreç olarak biliniyor. Bölgedeki kestane ağaçlarının boylarının yer yer 60-70 metreye kadar ulaşması, hasat işlemini tehlikeli bir boyuta taşıyor. Hasat sürecinde erkek işçiler yüksek ağaçlara tırmanarak “çırpıcı” olarak görev yaparken, toplanan ürünler kadın işçiler tarafından yerden toplanıyor. Toplanan kestaneler, “dökek alanı” olarak adlandırılan bölgelerde olgunlaşması beklendikten sonra dikenlerinden arındırılarak paketleniyor ve ihracat pazarlarına sunuluyor.
Kestanenin besleyici değeri ve sağlığa faydaları bilinse de, üretim aşamasındaki zorluklar işçi sayısını kısıtlıyor. Özellikle kestane tüketiminin sağlığa olumlu etkileri tartışılırken, cilt yaşlanmasını geciktiren besinler arasında da gösterilen bu ürünün, üretimindeki zorluklar fiyat dengelerini etkileyebiliyor.
Yüksek Yevmiyelere Rağmen İşçi Bulunamıyor
Üreticiler, her yıl yaşadıkları işçi bulma probleminin bu yıl da devam ettiğini belirtiyor. Kestane kozalaklarının dikenli yapısı ve ağaca tırmanmanın yarattığı hayati risk, iş gücü piyasasını doğrudan etkiliyor. Mevcut ekonomik koşullar ve işin ağırlığı göz önüne alındığında, yevmiye beklentileri de oldukça yüksek seyrediyor. Edinilen bilgilere göre, ağaca tırmanan çırpıcılar için günlük 5 bin TL, yerdeki ürünleri toplayan işçiler için ise 2 bin 500 TL yevmiye talep ediliyor.
Üreticiler, “Kestane ağacına çıkmak hem çok tehlikeli hem de büyük bir kondisyon gerektiriyor. Dikenli kozalakları ayıklamak da bir o kadar güç. Yevmiyeleri yükseltmemize rağmen çalışacak eleman bulmakta ciddi sıkıntılar yaşıyoruz” diyerek durumun vahametini dile getiriyorlar. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından bu durumun kritik bir eşik olduğu vurgulanıyor. Ayrıca, tarım alanlarındaki verimlilik ve iklimsel değişimler, Türkiye’nin iklim politikaları çerçevesinde de yakından takip edilen konular arasında yer alıyor.
Rekolte Durumu: Dolu Etkisi ve Verim
Bu yılki üretim sezonunda rekolte konusunda karışık sinyaller alınıyor. Bazı bölgelerde meydana gelen dolu yağışları nedeniyle ürün kaybı yaşandığı ve rekoltenin düşük kaldığı alanlar bulunurken, genel anlamda verimin ve ürün kalitesinin geçen yıla oranla memnuniyet verici olduğu ifade ediliyor. Üreticiler, işçi sorununu çözebildikleri takdirde yüksek verimin ekonomik kazanca dönüşmesini bekliyor.



