⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 368
🕐 Son Güncelleme: 24.10.2026 18:11
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in A Haber’i hedef alan açıklamaları, medya ve siyaset çevrelerinde geniş çaplı tartışmalara yol açtı.
- Gazeteci Bülent Erandaç, Özel’in siyasi üretim yapamadığı için milli basına yüklendiğini ve kutuplaştırma siyaseti izlediğini iddia etti.
- Sosyal medya harcamalarına dair ciddi iddialar ve parti içi tartışmaların basın özgürlüğü söylemiyle örtülmeye çalışıldığı öne sürüldü.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in A Haber’e yönelik sert eleştirileri ve yaptığı sokak çağrıları, medya dünyasında ve siyaset kulislerinde yankı bulmaya devam ediyor. Özel’in açıklamaları, bazı gazeteciler ve köşe yazarları tarafından “siyasi bir strateji” yerine “siyasi bir sıkışmışlık” olarak nitelendirildi. Özellikle milli basına yönelik tutum, kutuplaştırma siyasetinin bir parçası olarak değerlendirildi.
Kutuplaştırma ve Öfke Siyaseti İddiası
Takvim gazetesi yazarı Bülent Erandaç, Özgür Özel’in siyaset tarzını sert bir dille eleştirdi. Erandaç, Özel’in genel başkanlık döneminde Türkiye’yi şikâyet eden bir tutum sergilediğini ve bu süreçte “öfke siyaseti” ile “kutuplaştırma” yöntemlerini kullandığını savundu. Erandaç’a göre, Özgür Özel şu anda beklediği siyasi desteğe ulaşamadığı için dikkatleri basın üzerinden dağıtmaya çalışıyor.
Siyasetin bu denli gergin olduğu bir dönemde, yargı süreçlerinin ve siyasi manevraların toplum üzerindeki etkisi tartışılmaya devam ederken, Erandaç’ın iddiaları gündemin üst sıralarına taşındı.
Sosyal Medya Harcamaları ve Finansal İddialar
Haberin en dikkat çekici noktalarından biri de CHP’nin sosyal medya harcamalarına ilişkin ortaya atılan iddialar oldu. Bülent Erandaç, CHP’den sosyal medya trollerine aktarıldığı ileri sürülen 655 milyon liralık bir tutardan bahsetti. Erandaç ayrıca, milletvekillerinden toplanan bazı meblağların başka siyasi oluşumlara aktarıldığını ve sosyal medya hesaplarının bu süreçte beraberinde götürüldüğünü iddia etti. Bu iddialar, parti içindeki siyasi dinamikler ve finansal yönetim açısından büyük tartışma yarattı.
İmamoğlu Süreci ve Basın Özgürlüğü Tartışmaları
Erandaç, Özgür Özel’in Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı süreçteki tutumuna da değindi. İstanbul’daki adliye süreçlerini ve İmamoğlu’nun durumunu yeterince savunamadığını öne süren Erandaç, Özel’in Halk TV üzerinden yürüttüğü “basın özgürlüğü” kampanyasının, aslında parti içindeki kongre çekişmelerini ve başarısızlıkları örtbas etmek için bir bahane olduğunu savundu.
Eleştiriler sadece Ankara ve İstanbul ile sınırlı kalmadı. İzmir’de de gazeteciler tepkilerini dile getirdi. Gazeteci Hasan Çölmekçi, İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin belirli yürüyüşlerdeki rolünü eleştirerek, yerel basının ve sivil toplum kuruluşlarının tutumunun sorgulanması gerektiğini belirtti. Özel’in söylemlerinin, Türkiye’deki milli medya kuruluşlarına karşı bir düşmanlık oluşturduğu yönündeki görüşler, tartışmanın boyutunu genişletiyor.



