⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 391
🕐 Son Güncelleme: 24.10.2026 18:13
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, 24 Ekim 2026 tarihinde Ankara’da 2026-2028 dönemi çalışma programını belirlemek üzere toplandı.
- Yapılan basın açıklamasında, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması, kadınların ve LGBTİ+ bireylerin sağlık haklarının korunması ve ayrımcılıkla mücadele edilmesi gerektiği belirtildi.
- Mevcut sağlık politikaları, kürtaj engelleri ve hak savunucularına yönelik artan baskılar toplantının ana gündem maddelerini oluşturdu.
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, yeni dönem stratejilerini belirlemek amacıyla Ankara’da bir araya geldi. 24 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen toplantıda, 2026-2028 dönemi yürütme kurulu ve önümüzdeki yıllara ışık tutacak mücadele programı masaya yatırıldı. Toplantı sonrası düzenlenen basın açıklamasında, toplumsal cinsiyet eşitliği ve sağlık hakkı ihlallerine karşı kararlı bir duruş sergilendi.
Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Basın Özgürlüğü Vurgusu
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Ayşegül Ateş Tarla, cinsiyetçi politikaların derinleştiğine dikkat çekti. Tarla, toplumsal barışın ancak gerçek bir cinsiyet eşitliği ile mümkün olabileceğini ifade etti. Konuşmasında özgürlük ve eşitlik kavramlarının aile güvenliği ile doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Tarla, basın özgürlüğü için mücadele eden gazetecilerle dayanışma içinde olduklarını da sözlerine ekledi.
Sağlık Hakları ve LGBTİ+ Bireylerin Durumu
TTB Merkez Konseyi II. Başkanı Dr. Ayşe Gültekingil, kadınlar ve LGBTİ+ bireylerin yaşam ve sağlık hakları üzerinde kurulan baskıların tırmandığını vurguladı. Son dönemde kürtaj uygulamalarına getirilen engellerden, doğum şekillerine yönelik müdahalelere kadar pek çok sorunun yaşandığını belirten Gültekingil, medyadaki nefret dilinin ve insanlık dışı uygulamaların sağlık hizmetlerine erişimi zorlaştırdığını ifade etti. Gültekingil, “LGBTİ+ bireyler yalnız değildir; kadınların ve tüm toplumsal cinsiyet kimliklerinin sağlık hakkını savunmak için buradayız” dedi.
Sağlık Politikaları ve Sistematik Baskılar
Basın açıklamasını okuyan TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu Yürütme Kurulu üyesi Dr. Şükran Güleç Barutçu, neoliberal-ayrımcı politikaların toplumsal eşitsizliği derinleştirdiğini dile getirdi. Barutçu, Türkiye genelinde hak savunucularına ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik sistematik baskıların arttığını, bu durumun hak ihlallerini ifşa etmeyi güçleştirdiğini belirtti. Özellikle kadın hakları konusundaki hassasiyetin, mevcut sağlık politikalarıyla sekteye uğratıldığını vurguladı.
Toplantı sonucunda, kadınların ve farklı cinsel yönelimlere sahip bireylerin sağlık hizmetlerine engelsiz erişiminin sağlanması için yürütülecek faaliyetlerin kapsamı netleştirildi. TTB, yeni dönemde de ayrımcılığa karşı eşitlik ve insan onurunu savunmaya devam edeceğini ilan etti. Bu süreçte yürütülecek çalışmaların, hem tıbbi etik hem de toplumsal hukuk çerçevesinde şekilleneceği öngörülüyor. Ayrıca, sağlık alanındaki yasal süreçlerin ve yeni düzenlemelerin kadın hakları üzerindeki etkileri de yakından takip edilecek.



