⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 427
🕐 Son Güncelleme: 24.10.2026 12:19
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul merkezli yürütülen soruşturmada, kadınların üreme hücrelerini para karşılığı satmak üzere yurt dışına gönderen organize bir suç şebekesi deşifre edildi.
- Şebekenin Türkiye, KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan hattında faaliyet gösterdiği, donörlerin düzenli seyahatlerle yumurta sağladığı ve bu sürecin profesyonel bir organizasyonla yürütüldüğü belirlendi.
- Örgüt lideri olduğu iddia edilen şüphelinin ifadesinde, işlemlerden yüksek ücretler aldığını ve organizasyonun işleyişine dair kritik detaylar paylaştığı görüldü.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen “sipariş bebek” soruşturmasında, organize bir suç örgütünün faaliyetlerine dair çok çarpıcı yeni detaylar gün yüzüne çıktı. CİMER üzerinden gelen bir ihbarla başlayan süreçte, genç kadınların üreme hücrelerini (yumurta) para karşılığında satmaları amacıyla yurt dışına yönlendirildiği iddiaları üzerine derinlemesine bir inceleme başlatılmıştı.
Şebekenin Uluslararası Bağlantıları ve Operasyon Ağı
Soruşturma kapsamında elde edilen bulgular, suç şebekesinin sadece yerel değil, uluslararası bir ağ üzerinden çalıştığını kanıtladı. Şebekenin; Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Arnavutluk ve Gürcistan bağlantılı olduğu tespit edildi. İddialara göre örgüt, çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere ihtiyaç duydukları kadın yumurtalarını temin etmek amacıyla genç kadınları çeşitli ülkelerdeki tüp bebek merkezlerine yönlendiriyordu. Bu süreçte gerçekleştirilen usulsüzlük ve yolsuzluk iddiaları gibi hukuki süreçlerin takip edildiği, şebekenin sistematik bir şekilde hareket ettiği belirtiliyor.
Donör Seyahatleri ve Biyolojik Döngü İlişkisi
Dosyadaki en dikkat çekici kanıtlardan biri, şüphelilerden Merve Ş.’nin seyahat kayıtları oldu. Yapılan incelemelerde, Merve Ş.’nin 2023 ile 2026 yılları arasında ağırlıklı olarak Kıbrıs’a, bir kez de Arnavutluk’a olmak üzere toplam 30 farklı tarihte yurt dışına seyahat ettiği belirlendi. Soruşturma dosyasındaki değerlendirmeler, bu tekrarlayan seyahatlerin tesadüf olmadığını, donör temini ve yurt dışındaki kliniklerde üreme hücresi elde edilmesi faaliyetleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle seyahatlerin yaklaşık 20 günlük regl döngüsüyle paralel bir seyir izlemesi, yumurta satışı eyleminin biyolojik bir plan dahilinde gerçekleştiği iddiasını kuvvetlendiriyor.
MASAK Kayıtları ve Örgüt Liderinin İfadesi
MASAK kayıtları, şebeke üyeleri arasındaki mali trafiği de net bir şekilde ortaya koydu. Hacer T. ile Merve Ş. arasında karşılıklı para transferlerinin yapıldığı tespit edilirken, toplam 53 şüphelinin bulunduğu örgütte donörlerin de suç ortağı olarak yer aldığı öne sürüldü. Bazı donörlerin sadece hücre karşılığı ücret almakla kalmayıp, yeni adaylar bularak komisyon da talep ettiği iddia ediliyor. Bu tür finansal suçlar ve dolandırıcılık yöntemleri ile benzerlik gösteren para akışları, soruşturmanın odağını artırdı.
Örgüt lideri olduğu iddia edilen Hacer T., verdiği ifadede suçlamaları reddetti. 31 yaşında ve iki çocuk annesi olduğunu belirten şüpheli, donörlük işlemlerine Emine Ç. aracılığıyla başladığını ve KKTC’deki işlemlerden işlem başına 15-20 bin lira kazandığını itiraf etti. Hacer T., uçak bileti ve transfer işlemlerinin klinikler tarafından karşılandığını belirterek, hakkının yendiğini düşündüğü için bir süre sonra bu işi bıraktığını savundu. Ancak savcılık, şüphelinin örgüt kurma ve üyelik suçlamaları üzerindeki incelemelerini titizlikle sürdürüyor.



