⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 385
🕐 Son Güncelleme: 24.10.2026 09:20
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Suriye’de yaşayan Türkmen toplulukları, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında ve sonrasında Esad rejimi tarafından doğrudan hedef alındıklarını ifade etti.
- Mağdur aileler, darbe girişiminin başarısız olmasının ardından rejim askerlerinin Türkmen sivillere yönelik intikam amaçlı saldırılar ve infazlar gerçekleştirdiğini belirtti.
- Yaşanan olaylarda çok sayıda sivilin hayatını kaybettiği, işkence yapıldığı ve ailelerin parçalandığı tanıklıklarla ortaya kondu.
Suriye’de uzun yıllardır Esad rejimi ve Baas diktatörlüğü altında ağır hak ihlalleriyle mücadele eden Türkmen toplulukları, 15 Temmuz 2016 tarihindeki darbe girişimi sonrasında yaşadıkları trajedileri gün yüzüne çıkardı. Suriye Türkmenleri, darbe girişiminin Türkiye’de başarısızlığa uğramasının ardından, rejim güçlerinin Türkmen sivilleri bir intikam aracı olarak gördüğünü ve sistematik katliamlar düzenlediğini açıkladı.
15 Temmuz Sonrası Türkmenlere Yönelik İntikam Saldırıları
Darbe girişiminin yaşandığı gece, Suriye’deki rejim askerleri ve destekleyici milis güçlerin Türkiye’deki gelişmeleri takip ederek kutlamalar yaptığı belirtildi. Ancak girişimin başarısız olduğu anlaşıldığında, bu sevinç yerini Türkmen köylerine ve mahallelerine yönelik saldırılara bıraktı. Mağdur ailelerden Abdurrahman Dahir, o gece yaşanan dehşeti şu sözlerle aktardı: “Askerler gece yarısı evimize gelip babamı ve dört kardeşimi götürdüler. Darbenin başarısız olmasına sevindiniz, size bir ders verelim ki tüm Türkmenler ibret alsın dediler.”
Dahir, babasının “Türk” olduğu gerekçesiyle işkence edilerek öldürüldüğünü ve naaşının yakıldığını ifade etti. Kardeşlerinden ikisinin Sednaya hapishanesinde şehit düştüğünü, diğer ikisinden ise hala haber alınamadığını belirten Dahir, ailesinde toplam 14 şehit olduğunu vurguladı. Dünya genelinde küresel çapta yaşanan toplumsal kaygılar ve istikrarsızlıklar sürerken, Suriye’deki Türkmenler için hayatta kalma mücadelesi çok daha ağır bir boyuta ulaştı.
Şam Kuşatması ve Sistematik Soykırım İddiaları
Şam bölgesinde yaşayan Türkmenlerden Nizar Sohta da rejimin Türkmenlere yönelik özel bir nefret beslediğini dile getirdi. Esad dönemindeki kuşatma süreçlerinde çok ağır bedeller ödediklerini söyleyen Sohta, bir gece baskınıyla 370 masum sivilin katledildiğine tanıklık ettiğini belirtti. Sohta, “Türkiye’ye olan sevgimizi bildikleri için bizi kolay bir intikam aracı olarak görüyorlardı. Esad dönemi bizim için tam bir kabustu,” diyerek yaşananların bir soykırım boyutuna ulaştığını ifade etti.
Türkmenlerin yaşadığı bu ağır süreç, uluslararası toplumun gözünde bağımsızlık ve hesap verebilirlik konularının önemini bir kez daha gündeme getirdi. Rejim güçlerinin sadece siyasi bir operasyon değil, etnik ve kültürel bir hedef gözeterek hareket ettiği iddiaları, bölgedeki insani dramın derinliğini gözler önüne seriyor.
Suriye’deki Türkmen varlığı, hem savaşın yıkıcı etkileri hem de rejimin sistematik baskıları nedeniyle büyük bir tehdit altında bulunmaya devam ediyor. Ailelerin kayıp yakınları ve şehit edilenlerin anıları, bölgedeki adaletin sağlanması konusundaki talepleri de canlı tutuyor.



