Dünya

Trump’ın Danışmanları Arasında İsrail Politikası Görüş Ayrılığı

ABD Başkanı Trump’ın yakın danışmanları, İsrail seçimlerine müdahil olunmaması gerektiğini savunuyor. Netanyahu için "Tanıdığı bir şeytan" ifadesi kullanıldı.

OKUMA AYARLARI
Trump’ın Danışmanları Arasında İsrail Politikası Görüş Ayrılığı
Trump’ın Danışmanları Arasında İsrail Politikası Görüş Ayrılığı
📍 Konum: Washington, ABD
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 373
🕐 Son Güncelleme: 24.10.2026 19:44

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • ABD Başkanı Donald Trump’ın yakın çevresindeki danışmanların, İsrail seçimlerine doğrudan müdahale edilmemesi gerektiği görüşünde birleştiği bildirildi.
  • Axios tarafından aktarılan bilgilere göre, danışmanlar Netanyahu dışındaki bir liderle çalışmanın Orta Doğu politikası için daha kolay olabileceğini savunuyor.
  • Trump Netanyahu’ya tam destek verdiğini açıklasa da, danışmanları arasında İsrail Başbakanı için “Tanıdığı bir şeytan” ifadesinin kullanılması dikkat çekti.

ABD siyasetinde İsrail ile yürütülen diplomatik ilişkiler, yeni bir tartışmanın odağı haline geldi. ABD Başkanı Donald Trump’ın yakın danışmanlarının büyük bir kısmının, Trump’ın İsrail iç siyasetine ve seçimlerine doğrudan müdahil olmaması gerektiği yönünde görüş bildirdiği iddia edildi. Bu görüş ayrılığı, Beyaz Saray’ın Orta Doğu vizyonu ile Netanyahu hükümetinin politikaları arasındaki makasın açılıp açılmadığı sorusunu beraberinde getirdi.

“Tanıdığı Bir Şeytan” İfadesi Gündemde

Amerikan haber platformu Axios’un ABD’li yetkililere dayandırdığı habere göre, Trump’ın en yakın çalışma arkadaşları, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun dışındaki bir siyasi figürle çalışmanın, ABD’nin Orta Doğu ajandasını uygulamak açısından daha verimli olabileceğini savunuyor. Trump’ın Netanyahu’ya yönelik açık desteğine rağmen, danışmanların kullandığı ifadeler dikkat çekici düzeyde. Özellikle bir danışmanın Netanyahu için “Tanıdığı bir şeytan” tanımlamasını kullanması, iki taraf arasındaki güven ilişkisinin sınırlarını gözler önüne seriyor.

Bu süreçte, tıpkı Sırbistan’daki seçim atmosferi gibi, İsrail’de yapılacak seçimler de küresel güçlerin yakından takip ettiği bir süreç haline geldi. Trump’ın danışmanları, Netanyahu’nun aşırı sağcı koalisyon ortaklarının bölgedeki gerilimi artırdığını ve bu durumun ABD’nin diplomatik esnekliğini kısıtladığını öne sürüyor.

Stratejik Bir “Kazan-Kazan” Hesabı

Yetkililer, Trump’ın Netanyahu’ya verdiği desteği stratejik bir denge unsuru olarak değerlendiriyor. Bir yetkili, bu durumu şu sözlerle özetledi: “Eğer Netanyahu kazanırsa Trump bunu kendi lehine kullanabilir, eğer kaybederse yeni başbakanın Trump’la çalışmak için yine de istekli olacağını biliyoruz.” Bu yaklaşım, ABD’nin İsrail’deki seçim sonuçlarından bağımsız olarak bölgedeki nüfuzunu koruma arzusunu yansıtıyor. Öte yandan, tıpkı Mustafa Şen’in terörsüz bölge vurgusu gibi, uluslararası ilişkilerde hukuk ve güvenlik eksenli yaklaşımlar, seçim sonuçlarının doğrudan etkilediği temel başlıklar arasında yer alıyor.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ise konuya daha mesafeli yaklaşarak, “Bibi Netanyahu’ya saldırmıyorum ancak onu desteklemiyorum da” ifadelerini kullanmıştı. Bu durum, Trump yönetimi içerisindeki fikir ayrılığının sadece danışmanlarla sınırlı kalmayıp, yönetim kademesinin üst basamaklarına da yansıdığını gösteriyor. Trump’ın 18 Ekim’de açıkladığı tam destek kararı, bu iç çekişmelerin gölgesinde kalmaya devam ediyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir