⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 349
🕐 Son Güncelleme: 25.10.2026 09:31
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul’da yaşayan 72 yaşındaki Ahmet Üstünkul, ayağındaki ilerlemiş yara nedeniyle farklı sağlık kuruluşlarında ampütasyon (bacak kesilmesi) önerisi aldı.
- Op. Dr. Volkan Tutuş tarafından uygulanan vakum tedavisi ve biyo-bozunur dermal matriks yöntemiyle yara üç ayda tamamen iyileştirildi.
- Başarılı tedavi sürecinin ardından Üstünkul, günlük yaşamını sorunsuz bir şekilde sürdürerek yeniden yürümeye başladı.
İstanbul’da yaşayan 72 yaşındaki Ahmet Üstünkul, ayağında oluşan ve kemiğe kadar ilerleyen derin yaralar nedeniyle zorlu bir süreçten geçti. Birçok farklı sağlık kuruluşuna başvuran Üstünkul’a, yaraların ciddiyeti nedeniyle bacağının kesilmesi gerektiği bilgisi verildi. Ancak umudunu kaybetmeyen hasta, Op. Dr. Volkan Tutuş’a başvurarak ikinci bir görüş aldı. Uygulanan modern tedavi yöntemleri sayesinde Üstünkul, sağlığına kavuşarak yeniden yürümeye başladı.
İleri Teknoloji ile Ampütasyona Engel Olundu
Op. Dr. Volkan Tutuş, hastanın kendisine başvurduğunda durumunun oldukça kritik olduğunu belirtti. Yaraların kemiğe kadar ulaştığını ve doku kaybının ciddi boyutlarda olduğunu ifade eden Tutuş, cerrahi müdahale yerine yaranın iyileşme potansiyelini destekleyen yenilikçi bir tedavi protokolü başlattı. Tedavi sürecinde, günümüzde pek çok alanda kullanılan vakum tedavisi prensipleriyle yara temizliği sağlandı.
Yara bölgesindeki ölü dokuların temizlenmesinin ardından, tıp dünyasında “yapay deri” olarak bilinen biyo-bozunur dermal matriks uygulamasına geçildi. Bu biyolojik materyal, vücudun kendi dokusunu yenilemesi için gerekli olan iskeleti oluşturarak yaranın kapanma sürecini hızlandırdı. Üç ay süren yoğun tedavi sonucunda doku kaybı tamamen giderildi.
“Günlük İşlerimi Rahatlıkla Yapabiliyorum”
Tedavi sonrası sağlığına kavuşan Ahmet Üstünkul, yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı: “Ayağımın altındaki yara hayatımı kısıtlıyordu. Gittiğim yerlerde artık yürüyemeyeceğimi ve ayağımın kesilmesi gerektiğini söylediklerinde büyük bir üzüntü yaşadım. Ancak doktorumuzun uyguladığı tedavi sayesinde bugün kendi imkânlarımla sorunsuz bir şekilde yürüyebiliyorum. Günlük işlerimi artık kimseye ihtiyaç duymadan yapabiliyorum.”
Sağlık alanındaki bu başarı, kronik yara tedavilerinde multidisipliner yaklaşımın önemini bir kez daha ortaya koydu. Vücudun genel dengesini korumak adına uygulanan bu tür beslenme alışkanlıkları ve doğru tıbbi müdahaleler, hastaların yaşam kalitesini doğrudan artırıyor. Op. Dr. Volkan Tutuş, hastanın ayağındaki yaranın tamamen kapandığını ve herhangi bir fonksiyon kaybı yaşanmadığını teyit etti.
Tıbbi teknolojilerin gelişmesiyle birlikte, geçmişte kaçınılmaz görünen cerrahi müdahalelerin yerini doku koruyucu yöntemler alıyor. Ahmet Üstünkul vakası, doğru tanı ve kişiselleştirilmiş tedavi planının hastalar için ne kadar hayati bir öneme sahip olduğunu bir kez daha kanıtlamış oldu.



