⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 401
🕐 Son Güncelleme: 25.10.2026 16:55
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İsrail ordusu, yaklaşan parlamento seçimleri ve Hebron kentindeki silahlı saldırıların ardından Batı Şeria’daki tüm kara geçişlerini kapatacağını duyurdu.
- Yahudiye, Samiriye ve Şeria Vadisi bölgelerinde Filistinli işçilere yönelik giriş-çıkış yasakları getirilirken, Hebron kentinde geniş çaplı bir abluka başlatıldı.
- İsrail güçleri güvenlik gerekçesiyle bazı yapıları yıkarken, yerel kaynaklar binlerce sivilin yerinden edildiğini bildiriyor.
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), salı günü gerçekleştirilmesi planlanan parlamento seçimleri nedeniyle işgal altındaki Batı Şeria’daki tüm kara geçişlerinin kapatılacağını açıkladı. Bu karar, geçtiğimiz günlerde El Halil (Hebron) kentinde iki İsrailli askerin Filistinli silahlı kişiler tarafından öldürülmesinin ardından bölgede artan gerilimin bir sonucu olarak uygulamaya konuldu.
Güvenlik Önlemleri ve Çalışanlara Yönelik Yasaklar
IDF tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, seçim günü boyunca Yahudiye, Samiriye ve Şeria Vadisi bölgelerindeki tüm sanayi alanları da dahil olmak üzere Filistinli işçilerin giriş ve çıkışlarına yönelik tam yasak getirildi. Ordu, bu kısıtlamanın seçim güvenliğini sağlamak amacıyla alındığını belirtti. Ayrıca, pazar ve pazartesi günleri de belirli onaylı alanlar dışında Filistinli işçilerin çalışma amaçlı bu bölgelere girmesine izin verilmeyeceği duyuruldu.
Bölgedeki siyasi gerilim, Orta Doğu’nun genelindeki diplomatik dengeleri de etkilemeye devam ediyor. Bu tür bölgesel krizler, İran Meclis Başkanı Kalibaf’tan ABD’ye sert karşılık mesajı haberinde görülen bölgesel kutuplaşmalarla benzer bir hassasiyet taşıyor.
Hebron’da Abluka ve Yapı Yıkımları
Hebron kentindeki saldırı sonrasında İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, orduya kenti tamamen abluka altına alma ve bölgede ek güvenlik önlemleri uygulama talimatı verdi. IDF, kenti kuşatma altına alarak geniş çaplı arama operasyonları yürütmeye başladı. İsrail ordusu, operasyonlar kapsamında bazı yapıların yıkıldığını doğrularken, bu yapıların “güvenlik tehdidi” oluşturduğunu ve “yasa dışı” olarak inşa edildiğini savundu. Ordu, yıkımların uluslararası hukuka uygun şekilde gerçekleştirildiğini iddia etti.
Öte yandan, Filistin Haber Ajansı Wafa tarafından paylaşılan bilgilere göre durum insani bir boyuta evrilmiş durumda. Son üç gün içerisinde Hebron vilayetinde 200’den fazla ailenin yerinden edildiği, el-Cilda ve Ayn Deir Baha bölgelerinde ise yaklaşık 2 bin 500 kişinin evlerinden zorla çıkarıldığı belirtildi. Yerleşim yerlerindeki bu zorunlu tahliyeler ve yıkımlar, Portekiz’de konut krizi protestolarına polis müdahalesi gerçekleşti haberindeki gibi sivil hakları ve barınma sorunları ekseninde büyük tartışmalara yol açıyor.
Operasyonun Amacı: Terör Altyapısını Engellemek
IDF, yürütülen operasyonun temel amacının “terör altyapısını” ortadan kaldırmak ve gelecekteki olası saldırıları engellemek olduğunu vurguladı. Ordu yetkilileri, sivillerin güvenliğini sağlamak adına belirli kontrol noktalarından geçerek bölgeden geçici olarak ayrılmalarına izin verildiğini, ancak hiçbir sivilin zorla tahliye edilmediğini iddia etti. Bölgede gözaltı işlemlerinin devam ettiği ve güvenlik önlemlerinin seçim sürecine kadar en üst seviyede tutulacağı öğrenildi.



