⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 427
🕐 Son Güncelleme: 26.10.2026 15:41
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanan yeni rapor, İsrail’in Gazze ve işgal altındaki Filistin topraklarında savaş suçu işlediğini belgeledi.
- Raporda, İsrail güçlerinin Gazze’de soykırım eylemlerini sürdürdüğü ve Batı Şeria’da sivillere yönelik sistematik saldırılar gerçekleştirdiği vurgulandı.
- Batı Şeria’da 2023-2026 yılları arasında hava saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısındaki ciddi artışın, etnik ve yaş temelli bir zulmün parçası olduğu belirtildi.
Birleşmiş Milletler (BM) tarafından hazırlanan ve Gazze ile işgal altındaki Filistin topraklarındaki durumu inceleyen kapsamlı rapor, bölgedeki insani krizin boyutlarını uluslararası hukuk perspektifiyle yeniden gözler önüne serdi. Raporda, İsrail’in askeri operasyonları ve uyguladığı abluka sonucunda işlenen eylemlerin; imha, zulüm, işkence, tecavüz ve diğer cinsel şiddet türlerini içeren insanlığa karşı suçlar kapsamında olduğu ifade edildi.
Gazze’de Soykırım İddiaları ve Sistematik Saldırılar
BM raporunda, İsrail’in Gazze’deki askeri yetkilileri ve güçlerinin, ateşkes görüşmelerine rağmen Filistin halkını kısmen veya tamamen yok etme kastıyla hareket ettiği belirtildi. Sivillerin kasten hedef alındığının altının çizildiği raporda, Gazze’deki durumun bir “soykırım” niteliği taşıdığına dair bulgular paylaşıldı. Bölgedeki sivil altyapının yıkımı ve gıda krizinin derinleşmesi, uluslararası kamuoyunda siyasi ve hukuki tartışmaları beraberinde getiriyor.
Batı Şeria’da Artan Şiddet ve Yerinden Edilmeler
Rapor, sadece Gazze ile sınırlı kalmayarak Batı Şeria’daki tabloyu da mercek altına alıyor. 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana Batı Şeria’da hava saldırıları sonucu meydana gelen ölümlerde dramatik bir artış yaşandığı kaydedildi. 2008 ile 2023 arasındaki 15 yıllık süreçte 6 sivil hava saldırılarında hayatını kaybederken, 7 Ekim 2023 ile 30 Eylül 2026 tarihleri arasında bu sayının 254’e yükselmesi, bölgedeki güvenlik durumunun ne kadar vahim bir noktaya ulaştığını gösteriyor.
Uzmanlar, Batı Şeria’daki saldırıların, Filistinlilerin milliyetleri, etnik kökenleri ve yaşları temel alınarak gerçekleştirildiğini savunuyor. Bu durum, ekonomik ve sosyal istikrarsızlığın yanı sıra demografik yapıyı değiştirme amacı taşıyan bir strateji olarak değerlendiriliyor. Ağustos 2026 verilerine göre, 34 binin üzerinde Filistinli evlerini terk etmek zorunda bırakıldı.
Çocuklara Yönelik Zulüm ve Cinsel Şiddet
Rapordaki en çarpıcı bulgulardan biri ise çocuklara yönelik gerçekleştirilen saldırılar. İsrail güçlerinin Batı Şeria’da çocukları kasten öldürdüğü, fiziksel ve zihinsel sağlıklarına ciddi zararlar verdiği belirtiliyor. Cinsel şiddet ve üreme sağlığına yönelik saldırıların ise Filistin halkını boyun eğdirmek ve yerinden etmek amacıyla bir “savaş aracı” olarak kullanıldığı vurgulanıyor. Bu tespitler, sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlanmasıyla birlikte insani yardım kuruluşlarının raporlarıyla da destekleniyor.
İsrail makamlarının bölgedeki tutumu, Filistinlilerin topraklarını gasbeden yerleşimcilerin şiddetiyle birleştiğinde, sivillere yönelik koordineli ve sistematik bir saldırı mekanizmasının varlığını kanıtlar nitelikte. BM, bu raporla birlikte uluslararası toplumu acil bir şekilde harekete geçmeye ve sorumluların hesap vermesi için gerekli diplomatik adımları atmaya çağırıyor.



