Gündem

Bülent Arınç’tan İsmail Saymaz’ın Adli Kontrol Şartına Tepki

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, gazeteci İsmail Saymaz'ın adli kontrol nedeniyle evden çıkamamasını eleştirerek basın özgürlüğü vurgusu yaptı. Detaylar haberimizde.

OKUMA AYARLARI
Bülent Arınç'tan İsmail Saymaz'ın Adli Kontrol Şartına Tepki
Bülent Arınç'tan İsmail Saymaz'ın Adli Kontrol Şartına Tepki
📍 Konum: Ankara, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 378
🕐 Son Güncelleme: 26.10.2026 14:19

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, gazeteci İsmail Saymaz’ın adli kontrol şartıyla evinden çıkamamasına yönelik eleştirilerini sosyal medya hesabından paylaştı.
  • Arınç, Saymaz’ın fiziksel kısıtlamalara rağmen yayın yapabilmesini “komik” olarak nitelendirirken, durumu Nasrettin Hoca’nın türbesine benzetti.
  • Açıklamalarında basın özgürlüğünün önemine vurgu yapan Arınç, geçmişteki görev döneminde medya ilişkilerine dair anılarını paylaştı.

Eski TBMM Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, gazeteci İsmail Saymaz’ın adli kontrol şartı kapsamında evinden çıkamamasına ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı değerlendirmede, yargı süreçleri ve basın özgürlüğü arasındaki hassas dengeye dikkat çeken Arınç, mevcut durumu “hem trajik hem de komik” olarak tanımladı.

“Bereket ki ağzı bantlanmamış”

İsmail Saymaz’ın fiziksel hareket kabiliyetinin kısıtlanmış olmasına rağmen dijital platformlarda ve televizyonlarda görüşlerini dile getirebilmesine değinen Arınç, “Sayın Saymaz ayaklarına takılan kelepçe yüzünden evinden dışarı çıkamıyor ancak bereket ki ağzı bantlanmamış, televizyona bağlanıp konuşabiliyor ve gazetesine yazılarını gönderebiliyor” ifadelerini kullandı. Bu durumu Nasrettin Hoca’nın türbesine benzeten Arınç, “Bu hâliyle Nasrettin Hoca’nın türbesi gibi dört tarafı açık ama kapısında büyük bir kilit var” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’de hukuk ve medya ilişkileri her zaman gündemin merkezinde yer almıştır. Benzer şekilde, Adalet Bakanı Gürlek: 2 Milyondan Fazla Dosyada Uzlaşma Sağlandı açıklamasıyla yargı sistemindeki iş yükü ve çözüm arayışları tartışılırken, Arınç’ın çıkışı basın özgürlüğü perspektifini yeniden masaya yatırdı.

Geçmiş Dönem Vurgusu ve Basın Özgürlüğü

2009-2016 yılları arasında başbakan yardımcılığı görevini yürüttüğünü ve bu süreçte medya kuruluşlarından sorumlu olduğunu hatırlatan Arınç, döneminde basın özgürlüğünü “en geniş yorumla” uyguladıklarını savundu. Arınç, “Biz, basın mensuplarına ve gazetecilere Anayasa’da tanınan basın özgürlüğünü en geniş yorumla kullandırdık. Onların yaptıkları haberleri takdirle karşıladık” dedi. Ayrıca, 28 ve 29 Ekim Resmi Tatil Durumu Hakkında Bilinmesi Gerekenler gibi toplumsal takvimlerin yanı sıra, medyanın özgürlük alanı da Türkiye’nin demokratik standartları açısından kritik bir gösterge olarak kabul ediliyor.

Basın özgürlüğünün sadece belirli bir kesim için değil, tüm gazeteciler için geçerli olması gerektiğini belirten tecrübeli siyasetçi, iktidar yanlısı veya muhalif ayrımı gözetmeksizin dürüst haberciliğin korunması gerektiğini ifade etti. Arınç, geçmişte Ergenekon süreci gibi dönemlerde yargılanan gazeteciler Nedim Şener ve Mustafa Balbay gibi isimlere verdiği desteği de hatırlatarak, gazetecilerin görevlerini yaparken tam anlamıyla hür olmaları gerektiğini vurguladı.

Arınç’ın bu çıkışı, siyaset sahnesinde ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirirken, yargı süreçlerinin basın üzerindeki etkileri kamuoyunda geniş yer bulmaya devam ediyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir