⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 331
🕐 Son Güncelleme: 26.10.2026 01:00
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Almanya basınına verdiği demeçte ABD’nin müzakere sürecindeki tutumunu eleştirdi.
- Bekayi, İran’ın müzakere masasında kalmaya devam ettiğini ancak ABD’nin tek taraflı dayatmalarının süreci tıkadığını vurguladı.
- Tahran yönetimi, bölgedeki güvenlik sorunlarının sorumlusu olarak ABD ve İsrail’in askeri faaliyetlerini gösterdiğini açıkladı.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Almanya’nın ARD televizyonuna verdiği özel röportajda, Tahran ve Washington arasındaki gerilimli diplomatik sürece dair önemli açıklamalarda bulundu. Bekayi, İran’ın diplomatik kanalları her zaman açık tuttuğunu ve müzakere masasını hiçbir koşulda terk etmediğini vurguladı.
Müzakere Sürecindeki Tıkanıklığın Nedeni
Sözcü Bekayi, mevcut diplomatik tıkanıklığın temelinde ABD’nin uzlaşmaz tutumunun yattığını savundu. Bekayi, “Sorun, ABD’nin tek taraflı taleplerinde ısrar etmesi ve bunları karşı tarafa dayatmaya çalışmasıdır. İran, uluslararası hukuk çerçevesinde yapıcı bir rol oynamaya hazırdır ancak dayatmacı bir anlayışla ilerleme kaydedilmesi mümkün değildir,” ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, bölgesel savunma teknolojileri ve stratejik denge tartışmalarıyla paralel bir seyir izliyor.
Bölgesel Güvenlik ve Hürmüz Boğazı
Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik endişelerine de değinen Bekayi, bölgedeki istikrarsızlığın sorumlusunun İran olmadığını belirtti. ABD ve İsrail’in bu stratejik su yolunu kendi askeri çıkarları doğrultusunda “kötüye kullandığını” iddia eden Bekayi, bölgedeki yabancı askeri varlığın gerilimi tırmandırdığını öne sürdü. Bekayi, “Bölge ülkeleri için hayati öneme sahip olan bu su yolu, İran’a yönelik saldırgan tutumların bir aracı haline getirilmiştir,” dedi.
İran’ın kendi sınırları içerisindeki operasyonlara dair iddiaları da reddeden sözcü, İngiltere’deki hava üslerine yönelik gerçekleştirildiği öne sürülen operasyonlarla Tahran’ın hiçbir ilgisinin bulunmadığını net bir dille ifade etti. Ülkesinin, toprak bütünlüğü ve ulusal güvenlik konularında taviz vermeyeceğini yineleyen Bekayi, “İran, halkını ve ulusal güvenliğini korumak için gerekli gördüğü tüm tedbirleri alma hakkına sahiptir,” şeklinde konuştu.
Uluslararası kamuoyu, tarafların bu sert söylemlerinin ardından diplomasiye dönüp dönmeyeceğini merakla bekliyor. Öte yandan, dünyada en sıkı korunan noktalar listesinde yer alan bölgelerdeki askeri hareketlilik, bölgedeki tansiyonun düşürülmesi için daha fazla diplomatik çaba gerektiğini ortaya koyuyor.



