⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 463
🕐 Son Güncelleme: 26.10.2026 22:47
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İsrail ordusunun 23 Ekim’deki kontrol noktası saldırısının ardından El Halil kentinde başlattığı kuşatma dördüncü gününde sürerken, 491 aile evlerinden çıkarıldı.
- Ayn Deyr Baha ve Celde bölgelerinde zorla yerinden edilen 3 binden fazla kişinin arasında bebekler, yaşlılar, hamileler ve kronik hastalar yer alıyor.
- Bölge sakinlerine evlerini boşaltmaları için sadece yarım saat süre tanınırken, İsrail askerlerinin tahliye edilen evlere yerleştiği ifade edildi.
İsrail güçlerinin, 23 Ekim tarihinde kontrol noktasında yaşanan silahlı saldırı gerekçesiyle Batı Şeria’daki El Halil kentinde başlattığı askeri kuşatma dördüncü gününde tüm şiddetiyle devam ediyor. Bölgeden gelen son raporlar, insani durumun her geçen saat daha da kötüleştiğini gözler önüne seriyor. El Halil Belediyesi tarafından yapılan açıklamalara göre, ordu kuşatması kapsamında özellikle Ayn Deyr Baha ve Celde bölgelerinde toplam 491 aile evlerinden zorla tahliye edildi. Yaşanan bu zorunlu göç dalgası nedeniyle 3 binden fazla Filistinli evsiz kalırken, bölgedeki askeri hareketliliğin yaklaşık 1 milyon kişiyi olumsuz etkilediği bildirildi.
Zorla yerinden edilen sivillerin demografik yapısı, krizin boyutlarını gözler önüne seren en önemli detaylardan biri olarak öne çıkıyor. Açıklanan verilere göre, evlerini terk etmek zorunda kalanlar arasında 209 bebek, 258 yaşlı, 137 hamile veya emziren kadın, 32 özel gereksinimli birey ve 198 kronik hasta bulunuyor. Bölgede çok sayıda yeni kontrol noktası kurulurken, 70’ten fazla Filistinlinin gözaltına alındığı bildirildi. Diğer yandan, Cebel er-Rahme bölgesindeki bir caddenin Filistinliler ile toprakları gasbeden İsrailliler arasında ikiye bölünmesi, yerel halkın temel ulaşım ve hareket özgürlüğünü tamamen kısıtlamış durumda. Dünyadaki benzeri krizler ve uluslararası gelişmeler takip edilirken, örneğin AB ülkeleri Ukrayna için fon kararı alırken bölgedeki insani dram derinleşmeye devam ediyor.
“Yarım Saat İçinde Evimizi Terk Etmemizi İstediler”
Ayn Deyr Baha sakinlerinden Macide Şuveyki, yaşadıkları korku dolu anları ve maruz kaldıkları baskıyı basına anlattı. İsrail askerlerinin evlerine gelerek sadece 30 dakika süre tanıdığını belirten Şuveyki, bu sürenin ne toparlanmak ne de temel eşyaları almak için yeterli olmadığını vurguladı. Şuveyki, kısıtlı vakitte yalnızca kimliklerini, bazı temel ihtiyaçları ve çocukları için birkaç parça kıyafet alabildiklerini ifade etti.
Askerlerin tahliye ettikleri evlere yerleştiğini ve bu yüzden mülklerinin durumunu kontrol etmek üzere geri dönemediklerini dile getiren Şuveyki, endişelerini şu sözlerle aktardı: “Bizi evimizden çıkardılar ve kendileri yerleştiler. Biz ise evde neyi tahrip ettiklerine veya ne yaptıklarına bakmaya bile gidemiyoruz. Evimize ne zaman dönebileceğimizi, bu şartların ne zaman ortadan kalkacağını bilmiyoruz.”
Geçici Çözümler ve Derinleşen Belirsizlik
Şuveyki, şimdilik kardeşinin yanında sığındıklarını, yakınlarının kendilerine destek olmaya çalıştığını ancak bunun kalıcı bir çözüm sunmadığını belirtti. Okula giden çocuklarının ders kitaplarını dahi alamadığını söyleyen Şuveyki, bölgedeki girişlerin tamamen kapatılması ve İsrail askerlerinin konuşlanması nedeniyle kendi mahallelerine ve evlerine ulaşmalarının engellendiğini kaydetti. Küresel arenada farklı coğrafyalardaki olaylar, örneğin Yemen ordusunun operasyonları gibi askeri gelişmeler yakından izlenirken, El Halil halkı ise günlük yaşam mücadelesini sürdürmeye çalışıyor.
Uzmanlar, El Halil’deki kuşatmanın ve zorunlu göçlerin bölgedeki tansiyonu daha da tırmandırabileceğine dikkat çekerken, uluslararası toplumun bölgedeki sivil halkın güvenliği ve hakları için acil adımlar atması gerektiği çağrısında bulunuyor.



