⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 378
🕐 Son Güncelleme: 26.10.2026 15:04
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, uluslararası yaptırımlara karşı blokzincir temelli bir finansal sistem önerisinde bulundu.
- Öneri, İsrail Merkez Bankası ve çok sayıda ekonomist tarafından “ekonomik izolasyon” riski taşıdığı gerekçesiyle sert bir şekilde eleştirildi.
- Chainalysis verileri, yaptırım uygulanan ülkelerin kripto varlıklara yöneliminin arttığını ancak bu sistemlerin izlenebilirliğinin risk oluşturduğunu ortaya koyuyor.
İsrail’de yarın düzenlenecek seçimlere saatler kala, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun gündeme getirdiği ekonomi politikası ülkede siyasi ve finansal bir krize neden oldu. Batılı ülkelerin Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşim birimlerine yönelik olası yaptırımlarına karşı bir savunma mekanizması geliştirmek isteyen Netanyahu, geleneksel bankacılık sistemine alternatif olarak blokzincir ve kripto para birimlerine dayalı bir yapı önerdi.
“BibiCoin” Tartışması ve Merkez Bankası’nın İtirazı
Netanyahu’nun Channel 10 televizyonunda yaptığı açıklamalarda, İsrail bankacılık sistemini koruma altına almak için kripto varlıkları bir “kalkan” olarak kullanma fikri, muhalefetin tepkisini çekti. Rakibi Gadi Eisenkot, bu öneriyi “BibiCoin” olarak nitelendirerek projenin gerçekçilikten uzak olduğunu savundu. Öte yandan, İsrail Merkez Bankası’ndan gelen açıklamalar, önerinin finansal istikrarı tehlikeye atabileceği yönünde oldu. Toplamda 109 ekonomist ve eski kamu görevlisi, ortak bir mektup yayınlayarak ülkenin küresel finansal sistemden kopabileceği konusunda uyardı.
Ekonomist Erkan Öz, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, devletlerin finansal kriz dönemlerinde kripto varlıklara yönelmesinin yeni bir durum olmadığını belirtti. Öz, “İsrail Merkez Bankası’nın Netanyahu’ya itirazı, muhtemelen blokzincirin şeffaf yapısı nedeniyle ABD gibi aktörlerin cüzdanları kolayca takip etmesi ve varlıkları dondurabilmesinden kaynaklanıyor” dedi. Bu durum, tıpkı altın fiyatları 2026 tahminleri gibi küresel piyasaların yakından izlediği bir belirsizlik ortamı yaratıyor.
Yaptırımları Aşma Çabası ve Kripto Trafiği
Yaptırımlarla mücadele eden ülkelerin genellikle Tron veya Ethereum gibi hızlı ve düşük maliyetli ağları tercih ettiğini belirten uzmanlar, fiyat istikrarı için USDT gibi stabil coinlerin öne çıktığını vurguluyor. Chainalysis’in 5 Mart tarihli Kripto Suç Raporu’na göre, yaptırım uygulanan kuruluşların kullandığı kripto cüzdanlara giren fonlar bir önceki yıla göre yüzde 694 oranında artış gösterdi. Bu veri, devletlerin finansal altyapılarını kripto varlıklarla entegre etme çabasının küresel çapta büyüdüğünü kanıtlıyor.
Ülkede yaşanan bu ekonomik tartışmalar, kamuoyunda diğer güncel konularla da kıyaslanıyor. Örneğin, elektrik sayaçlarında uzaktan okuma dönemi gibi teknolojik dönüşümler altyapısal verimlilik sağlarken, devlet düzeyindeki kripto para arayışları çok daha derin jeopolitik riskleri beraberinde getiriyor.
Netanyahu’nun bu hamlesi, seçim sonuçlarını doğrudan etkileyebilecek bir “ekonomik güvenlik” tartışmasına dönüşmüş durumda. Seçmenler, sandık başında sadece siyasi görüşlerini değil, ülkenin gelecekteki finansal rotasını da oylayacaklar.



