Gündem

İstanbul Barosu Seçimlerinde Hakim ve Savcılara Yönelik Tehdit Tepki Çekti

İstanbul Barosu Genel Kurulu'nda Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu'nun hakim ve savcıları hedef alan açıklamaları kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

OKUMA AYARLARI
İstanbul Barosu Seçimlerinde Hakim ve Savcılara Yönelik Tehdit Tepki Çekti
İstanbul Barosu Seçimlerinde Hakim ve Savcılara Yönelik Tehdit Tepki Çekti
📍 Konum: İstanbul, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 376
🕐 Son Güncelleme: 26.10.2026 13:52

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • İstanbul Barosu 128. Olağan Genel Kurulu’nda, Avukat Hakları Grubu adına yarışan Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu, görev başındaki hakim ve savcıları hedef alan açıklamalarda bulundu.
  • Kanadoğlu, yargı mensuplarının kararlarının “tek tek not edildiğini ve raporlandığını” belirterek, yargı bağımsızlığına yönelik endişe verici bir üslup kullandı.
  • Söz konusu çıkış, hem hukuk camiasında hem de kamuoyunda “vesayetçi kafa” tartışmalarını yeniden alevlendirirken, siyasi çevrelerden sert tepkiler geldi.

İstanbul Barosu’nun 128. Olağan Genel Kurulu, oldukça hareketli anlara sahne oldu. Dokuz adayın başkanlık için yarıştığı seçimlerde, Cumhuriyetçi Güç Birliği adayı Ümit Kocasakal 10 bin 227 oy alarak seçimi kazanan isim oldu. İbrahim Özden Kaboğlu ise 7 bin 22 oyla ikinci sırada yer aldı. Ancak seçim sonuçlarından ziyade, Avukat Hakları Grubu (AHG) adına yarışan ve 2 bin 543 oy alan Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu’nun kürsüden sarf ettiği sözler gündeme damgasını vurdu.

Yargı Mensuplarına “Not Alıyoruz” Tehdidi

Seçim konuşması sırasında bağımsız yargıyı ve milli iradeyi hedef alan Kanadoğlu, kürsüden yaptığı açıklamada, Türkiye’nin otoriterleşme eğiliminde olduğunu öne sürerek hakim ve savcıları açıkça hedef gösterdi. Kanadoğlu, “Kürsüde görev yapan tüm hakim ve savcılara sesleniyorum; anayasa mahkemesi kararlarına uymayan yargıçlar, keyfi tutuklama kararı veren sulh ceza hakimleri, sizleri tek tek not ediyoruz. Sizin her kararınızı izliyoruz, bu kararlarınızı raporluyoruz” ifadelerini kullandı.

Bu açıklamalar, hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığı gerekçesiyle meslek çevreleri tarafından “fişleme tehdidi” olarak nitelendirildi. Türkiye’de hukuk sistemi üzerine yapılan tartışmalar, zaman zaman hukuki süreçlerin şeffaflığı üzerinden şekillenmeye devam ediyor.

Akademide Vesayet Tartışmaları

Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu’nun İstanbul Gedik Üniversitesi’nde akademisyen olarak görev yapması, üniversite camiasında da “vesayetçi anlayış” tartışmalarını körükledi. Kanadoğlu’nun babası olan ve kamuoyunda “367 Sabih” olarak bilinen Sabih Kanadoğlu’nun, 28 Şubat süreci ve 2007 yılındaki 367 garabeti gibi dönemlerdeki rolü, oğlunun çıkışlarıyla birlikte yeniden hatırlatıldı. Sabih Kanadoğlu, geçmiş yıllarda da milli iradeyi hedef alan açıklamaları ve laiklik üzerinden yürüttüğü tartışmalarla sıkça gündeme gelmişti.

Toplumun farklı kesimleri, yargıya yönelik bu tür baskılayıcı söylemlerin, hukuki güvenliği zedelediğini vurguluyor. Ayrıca Türkiye’de yaşanan güncel sosyal ve yerel olaylar, baroların toplumsal olaylardaki tavrının önemini bir kez daha ortaya koyuyor.

Seçim sonuçlarının ardından baro yönetiminin ve diğer adayların, Kanadoğlu’nun yargı mensuplarını hedef alan bu söylemleri karşısında nasıl bir tutum alacağı merakla bekleniyor. Hukukçular, baro kürsülerinin tehdit makamı değil, hukuk devleti ilkelerinin savunulması gereken alanlar olduğunu hatırlatıyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir