⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 421
🕐 Son Güncelleme: 27.10.2026 18:24
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Hatay’ın İskenderun ilçesinde düzenlenen 2’nci Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığı Sancak Tevdi Töreni’ne katıldı.
- Küresel ve bölgesel güvenlik risklerine dikkat çeken Güler, Türkiye’nin güçlü, modern ve her an göreve hazır bir orduya sahip olmak zorunda olduğunu belirtti.
- Bakan Güler, dost ve müttefik ülkelerle yürütülen savunma diplomasi faaliyetlerine ve Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na değindi.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Hatay’ın İskenderun ilçesinde kritik açıklamalarda bulundu. Beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ile birlikte İskenderun’a giden Güler, 2’nci Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığı Sancak Tevdi Töreni’ne iştirak etti. Törende yaptığı konuşmada Türkiye’nin jeostratejik konumuna ve savunma kapasitesine dikkat çekti.
Türkiye’nin askeri imkan ve kabiliyetleri, operasyonel tecrübesi ve gelişen yerli savunma sanayisiyle uluslararası güvenlik mimarisinin en etkin aktörlerinden biri haline geldiğini ifade eden Bakan Güler, dost ve müttefik ülkelerle geliştirilen ilişkilerin ortak güvenlik anlayışını önemli ölçüde güçlendirdiğini dile getirdi. Güler, bu yaklaşımın en güncel örnekleri arasında Mekke Ortak Savunma Anlaşması ve Bedir Mutabakat Zaptı’nın yer aldığını aktardı.
“Küresel Güvenlik Riskleri Artıyor”
Uluslararası güç dengelerinin yeniden şekillendiği, bölgesel çatışma ve rekabetin derinleştiği hassas bir dönemden geçildiğini vurgulayan Bakan Yaşar Güler, teknolojik gelişmelerin savaşın niteliğini kökten değiştirdiğini söyledi. Karadeniz’den Ege’ye, Doğu Akdeniz’den Orta Doğu’ya kadar uzanan yakın coğrafyadaki gelişmelerin güvenlik risklerini artırdığına işaret eden Güler, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bu hassas ortamda güvenliğimizi sağlamak, hak ve menfaatlerimizi korumak ve uluslararası barışa katkıda bulunmak için güçlü, modern, caydırıcı ve her an göreve hazır bir orduya sahip olmak zorundayız. Çok iyi biliyoruz ki günümüz harekât ortamında her türlü tehdide karşı hazırlıklı olmak, kuvvetlerimizi eş güdüm içerisinde kullanmak stratejik bir zorunluluktur.”
Uluslararası alandaki gelişmeler, tıpkı İngiltere ve Polonya arasında yeni savunma iş birliği anlaşması imzalandı haberinde olduğu gibi devletlerin bölgesel ittifaklara ve ortak güvenlik stratejilerine ne kadar ağırlık verdiğini açıkça gözler önüne seriyor.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin Küresel Rolü
Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadeleden hudutların, Mavi ve Gök Vatan’ın güvenliğinin korunmasına kadar pek çok sahada üstün bir başarıyla görev yaptığını belirten Güler, ordunun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti başta olmak üzere Azerbaycan, Libya, Katar, Somali ve Balkanlar dahil farklı coğrafyalardaki varlığıyla küresel istikrara katkı sunduğunu ifade etti. Benzer şekilde, stratejik ortaklıklar ve bölgesel güvenlik mekanizmaları, tıpkı ABD ve Kolombiya ortak askeri tatbikat düzenleyecek gelişmesinde olduğu gibi ülkelerin savunma kapasitelerini artırmada kritik bir rol oynamaktadır.
Bakan Güler, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın ortak savunma, müşterek caydırıcılık ve askeri koordinasyon temelinde güvenlik alanındaki iş birliğini çok daha kurumsal bir yapıya kavuşturmayı amaçladığını sözlerine ekledi.



