Gündem

Bakan Kurum: Sıfır Atık Hareketi İklim Diplomasisi İçin İlham Kaynağı

Bakan Murat Kurum, Sıfır Atık hareketinin küresel iklim diplomasisindeki rolünü vurguladı. 2025 hedefi geri kazanım oranını yüzde 37'ye çıkarmak.

OKUMA AYARLARI
Bakan Kurum: Sıfır Atık Hareketi İklim Diplomasisi İçin İlham Kaynağı
Bakan Kurum: Sıfır Atık Hareketi İklim Diplomasisi İçin İlham Kaynağı
📍 Konum: Ankara, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 374
🕐 Son Güncelleme: 27.10.2026 12:38

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Sıfır Atık’tan COP31’e: Türkiye’nin İklim Diplomasisi” panelinde konuştu.
  • Türkiye’nin geri kazanım oranının 2017’de yüzde 13 iken 2025’te yüzde 37 seviyesine yükseldiği açıklandı.
  • Sıfır Atık Hareketi’nin, küresel iklim krizine karşı yürütülen diplomaside Türkiye’nin en güçlü çalışma dili olduğu belirtildi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen “Sıfır Atık’tan COP31’e: Türkiye’nin İklim Diplomasisi” panelinde önemli açıklamalarda bulundu. Emine Erdoğan’ın öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık Hareketi’nin, sadece yerel bir başarı değil, tüm insanlığa yönelik bir çağrı olduğunu vurgulayan Kurum, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadeledeki kararlılığını yineledi.

Sıfır Atık Hareketi ile Ekonomiye Büyük Katkı

Bakan Kurum, konuşmasında Sıfır Atık’ın Anadolu kültüründeki israf karşıtı değerlerle beslendiğini belirterek, hareketin kısa sürede bir toplumsal seferberliğe dönüştüğünü ifade etti. Kamu kurumlarından okullara, belediyelerden işletmelere kadar geniş bir yelpazede uygulanan bu sistem sayesinde ciddi ekonomik kazanımlar elde edildi.

Verilen bilgilere göre, 2017 yılında yüzde 13 olan geri kazanım oranı, 2025 yılı itibarıyla yüzde 37 seviyesine ulaştı. Bu süreçte 90 milyon ton atığın geri kazanımı sağlanarak ekonomiye yaklaşık 365 milyar liralık bir katma değer sunuldu. Bakan Kurum, özellikle Depozitolu Ambalaj Sistemi (DOA) ile 520 milyon ambalajın yeniden ekonomiye kazandırıldığını belirterek, bu sistemin Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerindeki yerini vurguladı.

İklim Diplomasisinde Türkiye’nin Rolü ve Beklentiler

Küresel ölçekte yaşanan siyasi istikrarsızlıklar ve çatışmaların, iklim krizi gibi hayati konuların gölgede kalmasına neden olmaması gerektiğini belirten Kurum, “Asıl tehlike, iklim krizinin bu gezegeni nefes alınamaz bir yere çevirmesidir” uyarısında bulundu. Bakan, COP31 sürecine hazırlanan Türkiye’nin, barışçıl diplomasisiyle iklim değişikliğiyle mücadelede öncü bir rol üstleneceğini ifade etti.

Toplumsal farkındalığın önemine değinen Bakan Kurum, Türkiye’nin farklı bölgelerinde yürütülen çevre projelerinin yanı sıra, İstanbul Boğazı’nda sağanak yağış sonrası renk değişimi gibi çevresel değişimlerin titizlikle takip edildiğini hatırlattı. Öte yandan, devletin teknolojik altyapısını güçlendiren İHA ve SİHA’lar için Görünmez Kalkan Projesi gibi yerli projelerin de çevre ve kaynak yönetimi gibi stratejik alanlarda entegrasyonu hedefleniyor.

Türkiye, COP31 yolculuğunda sadece karbon salımını azaltmayı değil, aynı zamanda kaynakları verimli kullanarak küresel iklim diplomasisine “ortak çalışma dili” oluşturmayı hedefliyor. Kurum, bu başarının arkasında yer alan Emine Erdoğan’a desteklerinden dolayı teşekkür ederek, çevre politikalarının gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma gayesiyle sürdürüleceğini sözlerine ekledi.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir