⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 482
🕐 Son Güncelleme: 27.10.2026 19:11
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda, ABD’nin Küba’ya uyguladığı ekonomik ve ticari ablukanın kaldırılması için hazırlanan karar tasarısı oylanacak.
- Küba Dışişleri Bakanlığı’nın hazırladığı rapora göre, ülkenin bir yıllık ablukadan kaynaklanan zararı 8 milyar 83 milyon doları aşarak rekor kırdı.
- Yaşanan enerji krizi, ilaç temin sorunları ve altyapı aksaklıkları günlük yaşamı ve kamu hizmetlerini durma noktasına getirdi.
New York, Amerika Birleşik Devletleri – Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda yarın, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Küba’ya karşı uzun yıllardır sürdürdüğü ekonomik, ticari ve finansal ablukanın kaldırılması amacıyla hazırlanan kapsamlı karar tasarısı oylanacak. Küba Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, oylama öncesinde BM Genel Sekreteri’ne sunulmak üzere hazırladığı raporu kamuoyu ile paylaştı. Küresel piyasalarda yaşanan dalgalanmalar ve dış ticaret kısıtlamaları, tıpkı Fitch Ratings: Türkiye’nin Borçlanma Piyasası Büyümeye Devam Edecek raporlarında da vurgulandığı üzere ülkelerin ekonomik istikrarını doğrudan tehdit eden unsurlar arasında yer alıyor.
Ablukanın Ülke Ekonomisine Maliyeti Rekor Seviyeye Ulaştı
Küba Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan resmi verilere göre, 1 Mart 2025 ile 28 Şubat 2026 tarihleri arasındaki bir yıllık dönemde adanın uğradığı toplam ekonomik zarar 8 milyar 83 milyon 300 bin Amerikan dolarına ulaştı. Ablukanın yürürlüğe girdiği ilk günden bu yana biriken toplam zarar cari fiyatlarla 178 milyar 700 milyon 500 bin doları bulurken, altının dolara karşı küresel değer kazancı göz önüne alındığında bu rakamın 3 trilyon 896 milyar 505 milyon dolara denk geldiği hesaplandı. Hazırlanan raporda, söz konusu ambargo ve kısıtlamaların uygulanmaması halinde Küba’nın 2025 yılındaki gayri safi yurt içi hasılasının öngörülen değerden yüzde 10,8 daha yüksek gerçekleşeceği ifade edildi.
Enerji Kuşatması ve Günlük Yaşamdaki Aksaklıklar
ABD yönetiminin 2026 yılının başında devreye soktuğu enerji kuşatması, adadaki sosyal ve ekonomik hayatı derinden sarstı. 29 Ocak 2026 tarihli başkanlık kararnamesiyle Küba’ya petrol sevkiyatı gerçekleştiren ülkelere yönelik ek vergi yaptırımları getirildi. Her ne kadar ABD Yüksek Mahkemesi daha sonra bu uygulamayı hukuki dayanaktan yoksun bularak iptal etse de, uluslararası taşımacılık ve finans çevrelerinde oluşan tedirginlik adaya yakıt akışını büyük ölçüde engelledi. Yaşanan yakıt krizinin tarımsal üretime olan etkileri, tıpkı İklim Değişikliği Tarımsal Hastalıkları ve Mücadeleyi Artırıyor analizlerinde belirtilen sektörel krizleri hatırlatır boyutlara ulaştı. Yakıt eksikliği nedeniyle tarımsal sulama makinelerinin günlük çalışma süresi ortalama 2 saate gerilerken, pirinç üretiminde hektar başına düşen verim 1,9 ton seviyesinde kaldı.
Elektrik üretim sistemlerinde yaşanan kronik aksaklıklar sebebiyle konutlarda günlük ortalama 20 saati aşan elektrik kesintileri kaydedildi. Enerji yetersizliği içme suyu dağıtım şebekelerini, katı atık toplama hizmetlerini, şehir içi toplu taşımayı ve temel kamu hizmetlerini durma noktasına getirdi.
Sağlık ve Eğitim Sektöründe Derin Kriz
Uygulanan ambargo sadece ekonomik sektörü değil, aynı zamanda hayati öneme sahip sağlık ve eğitim alanlarını da vurdu. Küba’nın temel ilaç listesinde bulunan 395 ilaçtan 300’ünün ham madde tedarikindeki imkansızlıklar yüzünden üretilemediği bildirildi. Hastanelerdeki kronik elektrik kesintileri nedeniyle ameliyatların cep telefonu ışığında yapıldığı, kuvözler ile kanser tedavi cihazlarının istikrarsız jeneratörlerle çalıştırılmaya çalışıldığı kaydedildi. Ülkede 2018 yılında canlı doğan her bin bebekte 4 olan ölüm oranı, 2025 yılı itibarıyla bin bebekte 9,9’a yükselerek insani tablonun vahametini gözler önüne serdi.



