⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 336
🕐 Son Güncelleme: 27.10.2026 13:15
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Erzurum’un Oltu ilçesinde yaşayan 85 yaşındaki Nurettin Toprak, 1966 yılında kurduğu atölyesinde yarım asrı aşkın süredir demircilik yapıyor.
- Bölgede bir dönem 18 usta bulunurken, teknolojik gelişmeler ve tarımdaki makineleşme nedeniyle mesleği sürdüren tek isim olarak kalmıştır.
- Sağlık sorunlarına rağmen meslek aşkını kaybetmeyen Toprak, ata yadigarı zanaatı 56 yaşındaki oğluyla birlikte yaşatmaya gayret ediyor.
Erzurum’un Oltu ilçesine bağlı kırsal Orucuk Mahallesi, Türkiye’nin geleneksel el sanatlarından biri olan demirciliğin son temsilcilerinden birine ev sahipliği yapıyor. 85 yaşındaki demirci ustası Nurettin Toprak, 1966 yılında kendi imkanlarıyla kurduğu atölyede, 60 yıldır aynı örs üzerinde demir döverek ata yadigarı mesleğini icra etmeye devam ediyor.
Geçmişten Günümüze Bir Zanaat Yolculuğu
Çocuk yaşlarda çırak olarak başladığı demircilik mesleğini, iki yıllık askerlik görevinin ardından kendi iş yerini açarak taçlandıran Toprak, yıllarca yöre halkının ihtiyaçlarını karşıladı. O dönemlerde nal üretiminden öküz arabalarının tekerleklerine geçirilen demir parçalara kadar birçok el emeği ürün, Nurettin ustanın örsünde hayat buluyordu. Benzeri hikayeler, Siirt’te 130 yıllık marangozluk geleneğini yaşatan son temsilci örneğinde olduğu gibi, Anadolu’nun dört bir yanındaki usta isimlerin azmini ve kültürel mirasa olan bağlılığını gözler önüne seriyor.
Doktor Uyarılarına Rağmen Ateşin Başında
İlerleyen yaşı ve tansiyon hastalığına rağmen çalışmaktan vazgeçmeyen Nurettin Toprak, doktorunun “ateşin karşısına geçmemesi” yönündeki uyarılarını, “Hocam sen bana sağken mezara girmemi söylüyorsun” diyerek geri çeviriyor. Her sabah namazının ardından atölyesinin yolunu tutan usta, saat 09.00’a kadar ateşin karşısında çalışıyor. Günün geri kalanında ise bayrağı 56 yaşındaki oğlu devralıyor.
Bölgede bir zamanlar bu işi yapan 18 usta bulunduğunu belirten Toprak, günümüzde bu zanaatı profesyonel anlamda sürdüren tek kişi kaldığını ifade ediyor. Teknolojik ilerlemelerle birlikte tarım aletlerinin fabrikasyon üretimi, geleneksel demirciliğe olan talebi önemli ölçüde azaltmış durumda. Ancak Toprak, geleneksel yöntemlerle üretilen ürünlerin kalitesine ve dayanıklılığına olan inancını koruyor. Tıpkı toplumun farklı alanlarında yaşanan değişimler gibi, atmosferdeki sera gazı seviyeleri rekor kırdı haberinde olduğu gibi, dünyamızdaki hızlı değişimlerin etkileri zanaat dünyasında da hissediliyor.
Nurettin Toprak, mesleğinin son temsilcisi olmanın verdiği sorumlulukla, her ne kadar talep azalmış olsa da, sipariş geldikçe üretmeye devam ediyor. Bu kadim zanaatın, gelecek nesillere aktarılıp aktarılamayacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor.



