⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 381
🕐 Son Güncelleme: 27.10.2026 19:37
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Hatay’ın Antakya ilçesinde 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 35 kişiye mezar olan Rana Apartmanı’na yönelik iddianame, olaydan 3 yıl 8 ay sonra tamamlandı.
- Soruşturma kapsamında statik proje müellifi Hasan Ali Acar hakkında “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan dava açıldı.
- Mağdur yakınları, depremin üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen ilk duruşmanın 15 Şubat 2027 tarihine ertelenmesine tepki gösteriyor.
Hatay’ın Antakya ilçesi Kışla Saray Mahallesi’nde bulunan ve 6 Şubat depremlerinde yerle bir olan Rana Apartmanı ile ilgili hukuki süreçte önemli bir aşamaya gelindi. Depremde aralarında 1 yaşında bir bebeğin de bulunduğu 35 kişinin hayatını kaybettiği binaya ilişkin hazırlanan iddianame, felaketten 3 yıl 8 ay sonra Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı Deprem Suçları Soruşturma Bürosu tarafından tamamlandı.
Statik Proje Müellifi Hakkında Dava Açıldı
Yürütülen soruşturma sürecinde hazırlanan ikinci bilirkişi raporu, binanın yıkımında ciddi ihmallerin olduğunu ortaya koydu. Rapor, binanın yapımında görev alan isimlerin ve belediyenin yapı kontrol birimi sorumlularının “asli kusurlu” olduğunu vurguladı. Bu doğrultuda, statik proje müellifi Hasan Ali Acar hakkında “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçlamasıyla dava açılmasına karar verildi.
İddianamede, Acar’ın binanın kolonlarını deprem yönetmeliğine aykırı şekilde tasarladığı ve Antakya’nın birinci derece deprem bölgesinde yer almasına rağmen gerekli mühendislik önlemlerini almadığı kaydedildi. Acar’ın, binanın yıkılabileceğini öngörebilecek durumda olduğu ancak dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği belirtildi.
Şüpheliden İddialara Ret
İddianamede savunmasına yer verilen Hasan Ali Acar, suçlamaları reddetti. Acar, Rana Apartmanı’nı hatırlamadığını, Hatay’da hiç ikamet etmediğini ve binanın statik projesini çizmediğini iddia etti. Ankara merkezli çalıştığını ve Türkiye genelinde yüzlerce proje hazırladığını belirten Acar, evraklarda isminin neden yer aldığını bilmediğini öne sürdü. Ancak savcılık, bu savunmanın “suçtan kurtulmaya yönelik” olduğuna kanaat getirdi.
Hukuki süreç devam ederken, toplumun farklı kesimleri de benzer davaları ve siber güvenlikte dijital egemenlik gibi güncel konuları yakından takip ediyor. Diğer taraftan, Türkiye’nin gündeminde yer alan uluslararası protokoller ve spor camiasındaki gelişmeler de kamuoyunun dikkatini çekmeye devam ediyor.
Mağdur Ailelerin Adalet Beklentisi
Depremde anne ve babasını kaybeden avukat Eren Can, davanın bu kadar geç açılmasına ve ilk duruşmanın 15 Şubat 2027 tarihine gün verilmesine sert tepki gösterdi. Uzun süren soruşturma aşamasının mağduriyetleri derinleştirdiğini belirten Can, adaletin tecelli etmesi için süreci yakından takip edeceklerini ifade etti. İddianamede, Acar’ın imzalarının kendisine ait olmadığını savunmasına karşın, bilirkişi incelemeleri ve proje süreçleri üzerindeki şüpheler davanın en kritik noktalarından birini oluşturuyor.



