⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 385
🕐 Son Güncelleme: 27.10.2026 07:57
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Dr. Öğr. Üyesi Güven Özdemir, İstanbul ve çevre illerde beklenen kuvvetli yağışlar nedeniyle oluşabilecek sel riskine karşı uyarılarda bulundu.
- İstanbul’un Avrupa ve Anadolu yakasındaki belirli ilçeler ile altyapısı yetersiz olan bölgeler sel riski altında gösterildi.
- Yağışın şiddetinin yanı sıra kentsel altyapı ve drenaj kapasitesinin afet riskini doğrudan etkilediği vurgulandı.
İstanbul ve çevre illerde beklenen kuvvetli yağışlar, beraberinde sel ve su baskını risklerini de getiriyor. Meteorolojik verileri ve olası senaryoları değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Güven Özdemir, özellikle metrekareye düşecek yağış miktarının kısa sürede ve yüksek şiddette olması durumunda ciddi sorunlar yaşanabileceğini belirtti. Özdemir, 14 Ekim’de yaşanan sel felaketinin benzer bir senaryoyla tekrarlanma ihtimalini tamamen dışlamamak gerektiğini ifade etti.
Bölgesel Yağış Tahminleri ve Riskli Bölgeler
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerine dayanarak yapılan değerlendirmelerde, İstanbul için henüz kesin bir yağış miktarı belirlenmemiş olsa da Ege ve Akdeniz bölgeleri için kritik rakamlar açıklandı. İzmir ve Aydın’ın bazı kesimlerinde 21–50 kg/m², Aydın’ın batısı ile Muğla’da 51–100 kg/m², Antalya’nın batısında ise 30–75 kg/m² yağış öngörülüyor. İstanbul özelinde ise riskin, yağışın yoğunlaştığı saatlerde artması bekleniyor.
Uzmanlar, özellikle sabah ve akşam ulaşım saatlerinde yaşanabilecek aksamalar konusunda vatandaşları dikkatli olmaya çağırıyor. Yağışlı havalarda yollarda meydana gelebilecek trafik kazaları ve su birikintileri, ulaşımı ciddi şekilde felç edebilir. Bu süreçte sürücülerin hız limitlerine ve yol durumuna azami dikkat göstermesi hayati önem taşıyor.
İstanbul’da Hangi İlçeler Risk Altında?
Dr. Özdemir, İstanbul’da kuvvetli sağanağın etkili olabileceği ve su baskını riskinin yüksek olduğu ilçeleri iki ana grupta topladı. Avrupa Yakası’nda özellikle Arnavutköy, Başakşehir, Esenyurt, Büyükçekmece ve Küçükçekmece ile dere havzalarına yakın bölgelerin takibi kritik önemde. Anadolu Yakası’nda ise Pendik, Kartal, Tuzla, Maltepe ve Şile ilçeleri riskli alanlar arasında sıralanıyor.
Bunun yanı sıra kent genelinde alt geçitler, bodrum katlar, eğimli yollar ve yağmur suyu tahliyesinin yetersiz kaldığı noktalar her zaman risk faktörü olarak kabul edilmelidir. Vatandaşlar, hava muhalefeti nedeniyle oluşabilecek günlük aksamalar ve okulların tatil olup olmayacağı gibi konularda resmi makamların açıklamalarını takip etmelidir.
Asıl Tehlike: Altyapı Yetersizliği
Yağışların bir afet boyutuna ulaşmasında sadece meteorolojik olayların değil, kentsel yapının da büyük rol oynadığını vurgulayan Özdemir, İstanbul’daki betonlaşma ve geçirimsiz yüzeylerin artışına dikkat çekti. Dere yataklarının durumunun ve yağmur suyu hatlarının kapasitesinin, kısa süreli ama şiddetli yağışları yönetmede yetersiz kalması, sel felaketlerinin en büyük tetikleyicisi olarak görülüyor.


