⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 443
🕐 Son Güncelleme: 27.10.2026 12:12
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı ile savunma ve havacılık sektörünün gelecek stratejileri belirlendi.
- Sektörün 2027 yılına kadar yerlilik oranını yüzde 84’e, ihracat rakamını ise 11,5 milyar dolara çıkarması hedefleniyor.
- Yapay zeka, kuantum ve otonom sistemler gibi derin teknolojilere yönelik AR-GE yatırımları ve proje hacmi artırılacak.
Türkiye, savunma ve havacılık sanayiinde küresel bir oyuncu olma yolunda stratejik hedeflerini 2027 vizyonuyla netleştirdi. 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı kapsamında, sektörün teknolojik dönüşümü, yerlilik oranının artırılması ve ihracat kapasitesinin genişletilmesi için yürütülecek faaliyetler detaylandırıldı. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) verileri, sektörün son 23 yıldaki devasa büyümesini de gözler önüne serdi.
Savunma ve Havacılık Sektöründe Rekor Büyüme
Türkiye’nin savunma sanayii, son yirmi yılda katlanarak büyüyen bir ivme yakaladı. SSB tarafından paylaşılan verilere göre, sektörün cirosu son 23 yılda 25 kat artarak 25 milyar dolar seviyesine ulaştı. İhracat tarafında ise çok daha çarpıcı bir tablo mevcut; sektörün ihracatı aynı dönemde 40 kat artış göstererek 10,1 milyar dolar seviyesine çıktı. Küresel ölçekte savunma bütçelerinin yeniden şekillendiği, Ukrayna’nın finansman ihtiyacı gibi konuların dünya gündemini meşgul ettiği bir dönemde, Türkiye’nin bu büyüme hızı stratejik bir önem taşıyor.
Yerlilik Oranı ve AR-GE Odaklı Dönüşüm
Savunma sanayiinde dışa bağımlılığı en aza indirme çalışmaları, yerlilik oranlarında tarihi bir başarıya imza attı. 2002 yılında yüzde 20 seviyelerinde olan yerlilik oranı, 2025 yılı itibarıyla yüzde 82,3’e kadar yükseldi. 2027 hedefleri doğrultusunda bu oranın yüzde 84 seviyesine çıkarılması planlanıyor. Bu süreçte inovasyonun lokomotifi olan AR-GE çalışmalarına ayrılan kaynaklar ise 3 milyar dolar barajını aşmış durumda.
Sektördeki istihdam kapasitesi de aynı oranda artış göstererek 100 bin kişilik çalışan sayısını geçti. SSB tarafından yürütülen proje sayısı 1500’e yaklaşırken, 2025 yılında ihale süreci devam eden projelerle birlikte toplam proje hacmi 100 milyar doları aşmış bulunuyor. Bölgesel güvenlik dinamiklerinin ve Batı Şeria’daki gerilimlerin arttığı bir coğrafyada, milli teknolojilerin kullanımı hayati bir gereklilik olarak öne çıkıyor.
Geleceğin Teknolojileri: Kuantum ve Yapay Zeka
2027 vizyonu sadece mevcut kapasiteyi korumayı değil, aynı zamanda çığır açan teknolojilerde öncü olmayı hedefliyor. Bu çerçevede; kuantum teknolojileri, yapay zeka, otonom sistemler ve hipersonik teknolojiler gibi derin teknolojiler üzerine yoğunlaşan yol haritaları oluşturuluyor. Özellikle yapay zeka alanında başlatılacak yeni AR-GE projeleriyle, savunma sistemlerinin karar verme mekanizmalarının daha hızlı ve otonom hale getirilmesi amaçlanıyor.
Küresel Rekabetçilik ve Sivil Sektöre Yayılım
Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’na göre, savunma sanayiinde elde edilen teknolojik yetkinliklerin sivil sektörlere de aktarılması hedefleniyor. Bu sayede savunma sanayiinin yarattığı ekonomik değerin ülke genelindeki diğer sanayi kollarına yayılması ve Türkiye’nin küresel rekabet gücünün artırılması planlanıyor. Alt bileşen üretiminde yerli yetkinliklerin geliştirilmesi, sektörün sürdürülebilirliği için en kritik önceliklerden biri olmaya devam edecek.



