⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 405
🕐 Son Güncelleme: 27.10.2026 16:24
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- HDI Sigorta ve Veri Enstitüsü iş birliğiyle hazırlanan araştırma, Türkiye’nin genel sigorta okuryazarlığı seviyesini 50,4 puan olarak belirledi.
- Toplumun büyük çoğunluğu beklenmedik durumlara karşı kurumsal sigorta yerine nakit, altın veya döviz gibi geleneksel yöntemleri tercih ediyor.
- Sigorta poliçelerindeki teknik terimler ve karmaşık yasal ifadeler, tüketicilerin sigorta ürünlerine erişiminde ve güveninde önemli bir engel oluşturuyor.
Türkiye sigorta sektöründe stratejik bir dönemeç yaşanıyor. HDI Sigorta, toplumun sigorta konusundaki bilgi düzeyini, tutumlarını ve davranışlarını analiz etmek amacıyla gerçekleştirdiği Türkiye’de Sigorta Okuryazarlığı Araştırması sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı. HDI Sigorta Üst Yöneticisi (CEO) Firuzan İşcan ve Veri Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Ağırdır’ın katılımıyla düzenlenen toplantıda, sektörün geleceğine ışık tutacak veriler masaya yatırıldı.
Sigorta Okuryazarlığı Endeksi (SOE) Nedir?
Araştırma kapsamında geliştirilen Sigorta Okuryazarlığı Endeksi (SOE), 0 ile 100 arasında bir puanlama sistemiyle toplumun sigorta bilincini ölçüyor. Yapılan ölçümler sonucunda Türkiye’nin genel sigorta okuryazarlığı puanı 50,4 olarak kaydedildi. Sigorta sahibi olan bireylerde bu skor 55,1 seviyesine çıkarken, toplumun yüzde 44,8’inin düşük, yüzde 42,6’sının orta ve yalnızca yüzde 12,6’sının yüksek sigorta okuryazarlığına sahip olduğu belirlendi.
Günümüzde toplumun finansal korunma refleksleri incelendiğinde, kurumsal güvence mekanizmalarının henüz hak ettiği seviyede olmadığı görülüyor. Tüketicilerin “hayatın beklenmedik durumlarına karşı ne yapıyorsunuz?” sorusuna verdiği yanıtlar, geleneksel yöntemlerin ağırlığını koruduğunu gösteriyor. Katılımcıların yüzde 46’sı nakit veya banka birikimini, yüzde 45’i ise altın veya döviz birikimini tercih ettiğini belirtiyor. Bu durum, tıpkı küresel piyasalardaki ekonomik göstergelerin bireysel tasarruf tercihlerini etkilemesi gibi, sigorta ürünlerine olan bakış açısını da şekillendiriyor.
Poliçeler Neden Anlaşılmıyor?
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, sigorta sahiplerinin poliçe içeriklerini anlamakta zorluk yaşaması oldu. Sigorta sahiplerinin yaklaşık yarısı (yüzde 47), poliçelerdeki ifadelerin karmaşık olduğunu belirtiyor. Bu karmaşıklığın temelinde yüzde 33 ile teknik terimler, yüzde 22 ile ise mevzuat dili yatıyor. Özellikle “rücu” ve “zeyilname” gibi kavramlar, tüketicilerin sigorta ile arasındaki en büyük iletişim bariyerleri olarak öne çıkıyor.
Yaşanan bu sorunlar, toplumun genelinde bir koruma açığına neden oluyor. İklim değişikliği kaynaklı afetlerin arttığı bir dönemde, sigorta penetrasyon oranlarının düşük kalması ciddi bir risk oluşturuyor. HDI Sigorta CEO’su Firuzan İşcan, Türkiye’nin GSYH’ye oranla sigorta sektöründeki payının yüzde 2,7 seviyesinde kaldığını belirterek, bu oranın gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında oldukça düşük olduğuna dikkat çekti.
Sigorta ürünü bulunmayan bireylerin önündeki en büyük iki engel ise yüzde 44 ile bütçe yetersizliği ve yüzde 43 ile fiyatların yüksek bulunması olarak raporlandı. Sektör temsilcileri, bu bariyerlerin aşılması için sigorta ürünlerinin daha sade, anlaşılır ve erişilebilir hale getirilmesi gerektiği konusunda hemfikir.



