⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 417
🕐 Son Güncelleme: 28.10.2026 19:26
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İzmir Bakırçay Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şermin Tağıl, Akdeniz Havzası’nda yükselen deniz yüzeyi sıcaklıklarının şiddetli yağış, sel ve fırtına gibi ekstrem hava olaylarının gelişimini doğrudan desteklediğini açıkladı.
- Yapılan 40 yıllık araştırma; Doğu Akdeniz, Ege Denizi ve Karadeniz’de belirgin sıcaklık artışları olduğunu, Türkiye genelinde ise ekstrem meteorolojik olay sayısının yıllar içinde tırmanışa geçtiğini ortaya koydu.
- Uzmanlar, yaz aylarında deniz yüzeylerinde biriken ısının sonbahar aylarındaki meteorolojik koşulları değiştirdiğini belirterek, artan risklere karşı hazırlıklı olunması uyarısında bulundu.
İzmir Bakırçay Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şermin Tağıl, Akdeniz Havzası’nda yükselen deniz yüzeyi sıcaklıklarının ve deniz-atmosfer etkileşiminin, şiddetli yağış, sel ve fırtına gibi ekstrem hava olaylarının gelişimini desteklediğini bildirdi.
Denizlerdeki ısınmanın aşırı hava olaylarındaki rolünü anlamak amacıyla 40 yılı kapsayan kapsamlı bir araştırma yürüttüklerini belirten Tağıl, Doğu Akdeniz, Ege Denizi ve Karadeniz’de belirgin sıcaklık artışları tespit ettiklerini aktardı. Isınmanın her alanda aynı ölçüde gerçekleşmediğine dikkat çeken uzman isim, özellikle Doğu Akdeniz’de Antalya açıklarını kapsayan deniz alanlarındaki yükseliş eğiliminin dikkat çekici boyutlara ulaştığını ifade etti.
2033 Projeksiyonları ve Isınma Trendi
Yürütülen araştırmanın 2033 yılına yönelik projeksiyonları, mevcut iklim eğilimlerinin sürmesi halinde deniz yüzeyi sıcaklıklarındaki artışın bazı bölgelerde daha da belirginleşeceğine işaret ediyor. Küresel ortalamalardan daha hızlı ısınan Akdeniz havzasındaki bu değişim, dünya genelindeki ekonomik ve çevresel dengeleri de yakından ilgilendiren bir süreci tetikliyor.
Avrupa-Akdeniz İklim Değişikliği Merkezinin (CMCC) Akdeniz Tahmin Sistemi ile Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezinin (ECMWF) verileri de 2026 yazında Akdeniz’de deniz suyu sıcaklıklarının yükseldiğini ve geniş alanlarda denizel ısı dalgalarının görüldüğünü doğruluyor. Bu durum, küresel okyanus ortalamasından çok daha hızlı bir ısınma trendine işaret ediyor.
Ekstrem Meteorolojik Olaylarda Artış
Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine değinen Prof. Dr. Şermin Tağıl, 2000’li yılların başında Türkiye’de yılda 400’ün altında gerçekleşen ekstrem meteorolojik olay sayısının yıllar içinde katlanarak arttığını belirtti. İstatistiklere göre bu sayı 2023 yılında 1475’e, 2024’te 1257’ye ve 2025’te 1011’e ulaştı. 2026 yılının ilk sekiz ayında ise kayıtlara geçen ekstrem olay sayısı 1263 olarak gerçekleşti.
Kaydedilen olayların dağılımına bakıldığında yüzde 33’ünü şiddetli yağış ve seller, yüzde 20’sini fırtınalar, yüzde 17’sini dolu, yüzde 10’unu ise toprak kaymaları oluşturdu. Ayrıca yoğun kar yağışı, yıldırım ve çığ gibi olaylar da listede yer aldı. Uzmanlar bu süreçte bireysel ve kurumsal önlemlerin artırılmasının yanı sıra toplumsal farkındalık projelerinin de afet yönetiminde hayati bir rol oynadığını vurguluyor.
Sonbahar ve Kış Aylarında Riskler
Yaz aylarında deniz yüzeylerinde biriken aşırı ısı, atmosferik dolaşımla birleşerek sonbahar ve kış mevsimlerinde şiddetli yağışların ve fırtınaların şiddetini artırıyor. Deniz ile atmosfer arasındaki bu yoğun etkileşim, ani sel ve taşkın risklerini beraberinde getiriyor. Uzmanlar, yerel yönetimlerin ve vatandaşların olası afet senaryolarına karşı hazırlıklı olması gerektiğini yineliyor.



