⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 367
🕐 Son Güncelleme: 28.10.2026 19:57
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu, kanalın kapatılma ve susturulma süreciyle ilgili sosyal medya hesabından yazılı bir açıklama yayımladı.
- Mahiroğlu, Haziran 2025’te hakkında yakalama kararı çıktığında bugünlerin geleceğini bildiğini ve siyasi baskılara rağmen varlıklarını elden çıkar olmadığını belirtti.
- Varsa herhangi bir hatasının adil bir yargı önünde hesabını vermeye hazır olduğunu vurgulayan Mahiroğlu, ülkesine ve devletine olan güvenini yineledi.
Türkiye basın dünyasının ve medya sektörünün en çok tartışılan gündem maddelerinden biri olan Halk TV süreciyle ilgili, kurumun yönetim katından net bir açıklama geldi. İstanbul merkezli olarak yürütülen tartışmaların odağındaki isim olan Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu, sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyunu bilgilendiren kapsamlı bir açıklama yayımladı. Yaşanan gelişmeler, Meclis Başkanlığının 2027 Yılı Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda Kabul Edildi haberi gibi siyaset ve bürokrasi gündeminde geniş yankı uyandırdı.
“Bugünlerin Uzak Olmadığını Biliyordum”
Açıklamasında Haziran 2025 tarihinde hakkında yakalama kararı çıkarıldığı döneme değinen Mahiroğlu, sürecin o günden bu yana adım adım örüldüğünü ifade etti. Bir şafak baskınıyla kanalın susturulmak isteneceğinin farkında olduğunu belirten Mahiroğlu, siyasallaşan yargı süreçlerine rağmen ülkesine olan bağlılığından ödün vermediğini dile getirdi. Bu süreçte ülkenin genel gidişatı ve dış politika dengeleri, tıpkı BM Genel Kurulu’ndan ABD’ye Küba Ambargosu Çağrısı haberinde olduğu gibi uluslararası ve kamusal tartışmaların merkezinde yer alıyor.
Mülk Satmama Gerekçesini Açıkladı
Süreç boyunca hiçbir mülkünü satmadığının altını çizen Cafer Mahiroğlu, elinde iki yıllık bir zaman dilimi olmasına ve herhangi bir tedbir kararı bulunmamasına rağmen bu yönde bir adım atmadığını vurguladı. Bu tutumun bir basiretsizlikten kaynaklanmadığını belirten Mahiroğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Bu, basiretsizlikten değil; siyasallaşan yargıya rağmen ülkeme ve Türkiye Cumhuriyeti devletine duyduğum güvendendi. Biz; ülkesine ihanet eden, yalnızca kendini düşünen, varlıklarını yurt dışına kaçıran, halkını soyan bir anlayışla yetiştirilmedik.”
“Adil Bir Yargı Önünde Hesabını Veririm”
Türk halkına ve Halk TV izleyicilerine karşı sorumluluk bilinciyle hareket ettiklerini belirten Mahiroğlu, geçmişten gelen kültürel ve milli değerlere vurgu yaptı. Kundaktaki bebeklerini vatan için feda etmiş bir toplumun torunları olduklarını ifade eden deneyimli medya yöneticisi, hukuki süreçle ilgili olarak da net bir mesaj verdi. “Varsa da bir hatam, adil bir yargı önünde hesabını seve seve veririm” diyerek hukuka olan inancını ve öz güvenini bir kez daha yineledi. Medya sektöründeki bu gelişmeler yakından takip edilirken, kamuoyu önündeki hukuki ve idari süreçlerin önümüzdeki günlerde nasıl şekilleneceği merakla bekleniyor.



