⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 407
🕐 Son Güncelleme: 28.10.2026 16:46
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İsrail’de 7 Ekim 2023’teki çatışmaların ardından gerçekleştirilen ilk genel seçimlerde, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun lideri olduğu iktidar bloğu 54 sandalyeyle seçimleri önde tamamladı.
- Netanyahu’nun partisi Likud, 27 milletvekili çıkararak oy kaybı yaşasa da beklentilerin aksine en çok oy alan parti olmayı sürdürdü; muhalefet bloğu ise 48 sandalyede kaldı.
- Hiçbir bloğun tek başına güvenoyu için gerekli 61 çoğunluğa ulaşamaması nedeniyle, 18 milletvekili çıkararak rekor kıran Arap partileri hükümetin kurulmasında kilit rol üstleniyor.
Dünya kamuoyunun yakından takip ettiği İsrail seçim sonuçları, ülkenin siyasi dengelerinde yeni bir dönemin kapısını araladı. 7 Ekim 2023 tarihinde başlayan ve bölgesel bir krize dönüşen çatışma süreçlerinin ardından sandık başına giden İsrailliler, oylarını kullandı. Henüz kesinleşmeyen resmi olmayan verilere göre, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun liderliğini yürüttüğü iktidar bloğu, rakip muhalefet blokunun önünde yer aldı.
Gerçekleştirilen seçim projeksiyonlarına göre, Netanyahu’nun partisi Likud 27 milletvekili çıkararak gücünü kısmen korudu. Her ne kadar parti, önceki seçimlere kıyasla oy kaybı yaşasa da, analistlerin öngördüğünün üzerinde bir başarı göstererek ülkenin en çok oy alan siyasi oluşumu olmayı başardı. Öte yandan, Yashar Partisi’nin fiili lideri olan muhalefet figürlerinin oluşturduğu muhalefet bloğu ise 48 sandalyede kaldı.
Kritik Eşik: 61 Sandalye ve Arap Partilerinin Rolü
120 sandalyeden oluşan İsrail Parlamentosu Knesset’te bir hükümetin güvenoyu alabilmesi için en az 61 milletvekilinin desteği gerekiyor. Ancak mevcut tabloya bakıldığında ne iktidar ne de muhalefet bloğu tek başına bu sayıya ulaşabilmiş değil. Bu durum, Orta Doğu genelindeki gerilimlerin yanı sıra dış politikadaki gelişmelerle de yakından ilgilidir. Örneğin, bölgesel diplomasi trafiğinde yaşanan gelişmeler, tıpkı İran, Katar’ın ateşkes önerisini nükleer program gerekçesiyle reddetti haberlerinde olduğu gibi, İsrail’in iç siyasetini doğrudan etkilemektedir.
Seçimin en büyük sürprizlerinden biri ise Arap partilerinin gösterdiği performans oldu. Tarihi bir rekor kırarak Knesset’e 18 milletvekili göndermeyi başaran Arap partileri, koalisyon müzakerelerinde anahtar konumuna yerleşti. Hükümetin kurulması ve koalisyon senaryoları açısından bu oyların nasıl yönlendirileceği büyük bir merakla bekleniyor.
Netanyahu’ya Yönelik Eleştiriler ve Yolsuzluk Davaları
Seçim sürecine giden yolda Netanyahu hükümeti hem iç hem de dış politikada ciddi tartışmaların odağında yer aldı. Gazze’ye yönelik operasyonlar, uluslararası alanda açılan davalar ve bölge ülkeleriyle yaşanan çatışmalar, hükümetin dış politika stratejilerini belirledi. Ayrıca, Fransa’daki toplumsal olaylar ve güvenlik tartışmaları bağlamında Fransa’nın Rouen kentinde polisin çocuklara gaz bombası atması soruşturuluyor gelişmeleri gibi uluslararası arenadaki hak ihlalleri de küresel kamuoyunun gündemini meşgul etmeye devam ediyor.
İç politikada ise Netanyahu, hakkındaki yolsuzluk davaları ve 7 Ekim saldırıları öncesinde istihbarat uyarılarını dikkate almadığı yönündeki iddialarla karşı karşıya kaldı. Tüm bu baskılara rağmen seçmenin bir kısmının desteğini arkasında tutmayı başaran Netanyahu’nun, yeni dönemde nasıl bir koalisyon formülü üreteceği önümüzdeki günlerde netleşecek.



