Gündem

Mesem’li Çıraklar Sanayide Şiddetin Normalleştiğini Belirtiyor

MESEM bünyesinde sanayide çalışan gençler, iş yerlerinde fiziksel ve sözlü şiddetin bir alışkanlık haline geldiğini ve meslek öğrenme sürecinin bir parçası olarak görüldüğünü ifade ediyor.

OKUMA AYARLARI
Mesem'li Çıraklar Sanayide Şiddetin Normalleştiğini Belirtiyor
Mesem'li Çıraklar Sanayide Şiddetin Normalleştiğini Belirtiyor
📍 Konum: İstanbul, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 429
🕐 Son Güncelleme: 28.10.2026 01:29

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Türkiye genelindeki sanayi sitelerinde MESEM bünyesinde çalışan yaklaşık 550 bin genç, iş yerlerinde fiziksel ve sözlü şiddete maruz kalıyor.
  • İstanbul Kadosan’da görüşülen çıraklar, tokat atmanın ve hakaret edilmesinin “meslek öğrenmenin bir parçası” olarak görüldüğünü ve normalleştiğini belirtiyor.
  • Büyük şehirlerdeki iş değiştirme imkanı bir nebze rahatlık sağlasa da küçük kentlerdeki gençlerin kötü muameleye karşı daha savunmasız olduğu gözlemleniyor.

Türkiye genelindeki sanayi sitelerinde mesleki eğitim gören yaklaşık 550 bin çocuk ve genç, çalışma koşulları ve maruz kaldıkları şiddet nedeniyle zorlu bir süreçten geçiyor. Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) bünyesinde usta-çırak ilişkisiyle iş öğrenmeye çalışan gençler, fiziksel darp ve ağır hakaretlerin iş hayatının doğal bir parçası haline geldiğini dile getiriyor.

Sanayi Sitelerinde Şiddet Vakaları Gündemde

Geçtiğimiz hafta içerisinde farklı illerde yaşanan şiddet olayları, çocuk işçiliğinde güvenlik ve hak ihlalleri konusunu yeniden tartışmaya açtı. Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde bir otomotiv dükkanında, Niğde’de bir berberde ve Aksaray’da bir ustanın av tüfeğiyle müdahale ettiği olaylar, sistemdeki aksaklıkları gözler önüne serdi. Bu vakaların ardından İstanbul Ümraniye’de bulunan Kadosan Oto Sanayi Sitesi’nde çalışan gençlerle yapılan görüşmeler, şiddetin sadece fiziksel değil, psikolojik boyutuyla da yaygın olduğunu ortaya koydu.

İstanbul’un yerleşim yoğunluğu yüksek bölgelerinde yaşayan ve sanayi havzalarında çalışan gençler, maruz kaldıkları muameleyi “işin zorluğu” olarak tanımlama eğiliminde. Bazı çıraklar, ustalar ile öğrenciler arasındaki ilişkiyi “Eti senin kemiği benim” şeklinde özetleyerek, sınırların belirsizleştiğini ifade ediyor. Bu durum, uluslararası platformlarda da tartışılan temel insan hakları ve ayrımcılık meseleleriyle benzerlik gösteriyor.

Büyük Şehirler ve Küçük Kentler Arasındaki Fark

MESEM’li gençler, çalışma koşullarının coğrafi konuma göre değişiklik gösterdiğini belirtiyor. Büyük sanayi havzalarında (İMES, KADOSAN, DES gibi) çalışan gençler, iş yeri değiştirme imkanının olması sebebiyle kötü muameleye karşı bir nebze daha dirençli olabiliyor. Ancak küçük kentlerde yaşayan ve başka iş seçme şansı bulunmayan gençler, kötü muameleye katlanmak zorunda kalıyor. Bu durum, iş güvenliği ve fiziksel bütünlüğün korunması konusunun, hayatını kaybedilen trafik kazaları kadar kritik bir hayati mesele olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.

“Dayak Yemeden Meslek Öğrenilmez” Algısı

Kadosan’daki gençlerin en çok dikkat çeken beyanları, şiddetin normalleşmesi üzerine oldu. Bir çırak, “Usta vuracak da bağıracak da. Dayak yemeden bu meslek öğrenilmez ama insanın da bir noktada canına tak ediyor,” diyerek toplumsal bir algının nasıl yerleştiğini anlattı. Bir başka genç ise sanayide neredeyse her çırağın en az bir kez tokat yediğini ifade ederek, fiziksel şiddetin yanı sıra ağır küfür ve hakaretlerin de günlük rutinin bir parçası haline geldiğini vurguladı.

Gençler, kötü muamele gördüklerinde iş değiştirmeyi bir çözüm olarak görse de, bu sirkülasyonun şiddeti kökten çözmek yerine sadece yer değiştirmesine neden olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, mesleki eğitimin sadece teknik beceri değil, aynı zamanda etik ve saygı çerçevesinde yürütülmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yapımcı: eritir.com.tr