⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 382
🕐 Son Güncelleme: 28.10.2026 18:38
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Roboski İçin Adalet Girişimi, 28 Aralık 2011’deki Roboski katliamının 178. ayında Ankara’da bir araya gelerek protesto gerçekleştirdi.
- Katılımcılar, 34 kişinin yaşamını yitirdiği olayda sorumluların yargılanmadığını ve devletin cezasızlık politikasını sürdürdüğünü belirtti.
- Girişim üyeleri, adaletin sağlanması için hakikatle yüzleşilmesi ve yaşam hakkının savunulması çağrısı yaptı.
28 Aralık 2011 tarihinde Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Roboski köyünde, savaş uçaklarının bombardımanı sonucu aralarında çocukların da bulunduğu 34 kişinin hayatını kaybettiği olay, 178. ayında yeniden gündeme geldi. Roboski İçin Adalet Girişimi üyeleri, katliamın yıl dönümü kapsamında Ankara’da bir araya gelerek, adaletin tesisi ve sorumluların yargılanması taleplerini yineledi.
Ankara’da Adalet İçin Bir Araya Gelindi
Ankara’nın merkezi noktalarından Sakarya Caddesi’nde toplanan katılımcılar, “Katiler bulunsun, Roboski, bir daha asla” ve “Katiller bulunsun, hesap sorulsun” sloganlarıyla eylemlerini gerçekleştirdi. Roboski İçin Adalet Girişimi adına basın açıklamasını okuyan Tanju Gündüzalp, yaşananların üzerinden geçen yıllara rağmen hakikatin hala açığa çıkarılmadığını vurguladı. Gündüzalp, devletin kendisini ve görevlilerini koruma refleksi gösterdiğini, bunun da bir cezasızlık yönetim pratiğine dönüştüğünü ifade etti.
Toplumsal hak arayışları ve hukuki süreçlerin işleyişi, dünya genelinde farklı boyutlarda tartışılmaya devam ediyor. Örneğin, Fransa’daki Sarı Yelekliler eylemlerinin maliyeti gibi ekonomik ve sosyal sonuçları olan kitlesel hareketlerin yanı sıra, Roboski’deki talep doğrudan bir yaşam hakkı ve hukuk devleti mücadelesi olarak nitelendiriliyor.
“Faili Meçhul Yoktur, Korunan Suçlar Vardır”
Basın açıklamasında, yargı mekanizmalarının farklı gruplara karşı gösterdiği hız ile Roboski davasındaki durgunluk arasındaki çelişkiye dikkat çekildi. Gündüzalp, Cumartesi Anneleri’nin on binlerce haftadır devam eden hak arayışına değinerek, “Faili meçhul yoktur; devletin kurumsal olarak koruduğu, emir-komuta zincirinin ve koordinatların bilindiği, ama yargı önüne çıkarılmayan suçlar vardır” dedi. Gündüzalp, Roboski için adalet talebinin sadece bir hesap sorma değil, aynı zamanda kimlik veya düşünce nedeniyle baskıya uğramayan bir ülke inşa etme mücadelesi olduğunu belirtti.
Hukuki süreçlerin şeffaflığı ve resmi makamların açıklamaları, toplumun adalet duygusunu besleyen kritik unsurlardır. YTM’den Tera Yatırım’ın tazmin sürecine ilişkin açıklama gibi yargı kararlarının kamuoyuyla paylaşılması hukuki bir gereklilikken, Roboski davasında beklenen temel unsur sorumluların yargı önüne çıkarılmasıdır.
Mücadele Kararlılıkla Sürecek
Girişim üyeleri, Roboski’yi ve yaşanan katliamı unutturmayacaklarını belirterek, barış ve adaletin yolunun bu topraklarda Roboski’den geçtiğini ifade ettiler. Katılımcılar, devletin kendi suçlarıyla yüzleştiği ve katliamların cezasız kalmadığı bir düzen kurulana kadar her ayın 28’inde bu talebi haykırmaya devam edeceklerini duyurdular.



