Ekonomi

Tarım Politikalarındaki Eksiklikler Çiftçiyi Üretimden Uzaklaştırıyor

Abdullah Aysu, tarım politikalarındaki yanlış uygulamaların ve geciken destek ödemelerinin çiftçiyi nasıl bir borç döngüsüne soktuğunu değerlendirdi.

OKUMA AYARLARI
Tarım Politikalarındaki Eksiklikler Çiftçiyi Üretimden Uzaklaştırıyor
Tarım Politikalarındaki Eksiklikler Çiftçiyi Üretimden Uzaklaştırıyor
📍 Konum: Ankara, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 366
🕐 Son Güncelleme: 28.10.2026 05:01

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Abdullah Aysu, Türkiye’de uygulanan neoliberal tarım politikalarının çiftçiyi üretim yapmaktan vazgeçirecek bir ekonomik darboğaza sürüklediğini belirtti.
  • 2006 yılında çıkarılan Tarım Kanunu’ndaki destekleme oranlarının eksik uygulanması ve ödemelerin bir yıl gecikmeli yapılması temel sorun olarak gösterildi.
  • Geciken devlet destekleri nedeniyle çiftçilerin banka kredilerine mecbur kalması, üretim maliyetlerini ve borç yükünü artırarak krizi derinleştiriyor.

Türkiye’de tarım sektöründe faaliyet gösteren üreticiler, yanlış uygulanan ekonomi politikaları ve yetersiz destekleme sistemleri nedeniyle ciddi bir varoluş mücadelesi veriyor. Gazeteci ve yazar Abdullah Aysu, çiftçilerin üretim yaparken yaşadığı zorlukların kökeninde, geçmişten günümüze devam eden hatalı neoliberal tarım politikalarının yattığını vurguladı. Aysu’ya göre, mevcut sistem çiftçiyi desteklemek yerine sanayici ve tüccar kesimin lehine işleyen bir yapıya dönüşmüş durumda.

Neoliberal Politikalar ve Tarım Destekleme Sorunu

Tarım sektöründeki krizin temel nedenlerinden biri, hükümetlerin tarımı desteklemek yerine serbest piyasa odaklı hareket etmesidir. Destekleme politikalarının tarımın yönünü belirleyen en önemli unsur olduğu belirtilirken, mevcut politikaların çiftçiden ziyade şirketleri ve sanayicileri desteklediği ifade edildi. Bu durum, geniş ölçekli ekonomik kalkınma süreçleri içerisinde tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini tehlikeye atıyor. Çiftçiler, üretim girdilerini satın alırken ödedikleri vergilerle devleti, girdi üreten şirketleri ve bankaları desteklemek zorunda kalıyor.

Tarım Kanunu ve Uygulama Hataları

Sektördeki krizin hukuki ve yapısal boyutu incelendiğinde, 2006 yılında yürürlüğe giren Tarım Kanunu’nun kritik bir önemi bulunuyor. Kanunun 27. maddesi, tarıma verilecek desteğin ülke Gayri Safi Milli Hâsıla’sının (GSMH) %1’inden az olamayacağını hükme bağlıyor. Ancak, kanunun uygulanmaya başlandığı 2007 yılından bu yana bu hükmün eksik uygulandığı görülüyor. Desteklerin hem miktar olarak yetersiz kalması hem de ödemelerin bir yıl gecikmeli yapılması, çiftçinin nakit akışını tamamen bozuyor.

Bu gecikmeler, üreticileri bankalardan yüksek faizli krediler kullanmaya mecbur bırakıyor. Devletten bir yıl sonra alınan destekler faizsiz olsa da, çiftçinin üretim döngüsünü tamamlamak için bankaya ödediği faizler, devletin sağladığı desteği etkisiz hale getiriyor. Benzer şekilde, toplumsal refahı etkileyen diğer alanlarda da finansal beklentiler ve düzenlemeler gündemdeyken, tarım sektöründeki bu yapısal sorunların çözümsüz bırakılması üretimi durma noktasına getiriyor.

Çiftçinin Borç Döngüsü ve Üretim Kaybı

Sonuç olarak, uygulanan yanlış politikalar çiftçiyi hem devlete hem de bankacılık sistemine karşı savunmasız bırakıyor. 19 yıldır devam eden bu sistemin, bilinçli bir tercih mi yoksa yönetimsel bir hata mı olduğu tartışılırken, çiftçinin üretim girdilerine erişimindeki maliyet artışı en büyük engel olarak karşımıza çıkıyor. Eğer tarım politikalarında köklü bir revizyona gidilmezse, Türkiye’nin gıda güvenliği ve tarımsal üretim kapasitesi geri dönülemez bir kayıp yaşayabilir.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yapımcı: eritir.com.tr