⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 368
🕐 Son Güncelleme: 29.10.2026 12:57
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- ABD’de bu yıl 4.500’ü aşkın kızamık vakası kaydedildi; bu durum ülkenin “kızamıksız” statüsünü kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına neden oldu.
- Uzmanlar, uluslararası seyahat hareketliliği ve düşük aşılama oranlarının virüsün kıtalararası yayılımını kolaylaştırdığını belirterek Avrupa’daki kırılgan gruplara dikkat çekiyor.
- JAMA’da yayımlanan projeksiyonlar, aşılama oranları artırılmadığı takdirde önümüzdeki 25 yıl içinde yüz binlerce yeni vaka ve binlerce ölüm yaşanabileceğini öngörüyor.
Amerika Birleşik Devletleri’nde yıl başından bu yana kaydedilen 4.500’ü aşkın kızamık vakası, halk sağlığı otoritelerini alarma geçirdi. Geçen yılın aynı dönemine göre vaka sayısının yaklaşık iki katına çıkması, ülkenin uzun süredir koruduğu “kızamıksız ülke” statüsünün tehlikeye girmesine yol açtı. Sağlık uzmanları, bu tablonun sadece ABD ile sınırlı kalmayıp, düşük aşılama oranlarına sahip Avrupa ülkeleri için de ciddi bir tehdit oluşturduğu konusunda uyarıda bulunuyor.
Küresel Seyahat ve Virüsün Yayılım Hızı
Avrupa Doktorlar Daimi Komitesi (CPME) başkan yardımcısı ve aşılama raportörü Kitty Mohan, kızamığın dünyadaki en bulaşıcı hastalıklardan biri olduğunu vurguluyor. Mohan, “İnsanların sınırları çok hızlı bir şekilde aşması ve hastalığın döküntü belirtileri görülmeden yaklaşık dört gün önce bulaşıcı hale gelmesi, virüsün kontrolünü zorlaştırıyor” ifadelerini kullanıyor. Enfekte bir kişiyle sadece 15 dakikalık bir yüz yüze temasın, hastalığın bulaşması için yeterli olduğu belirtiliyor. Bu durum, uluslararası ulaşım ağları üzerinden virüsün dünyanın dört bir yanına kısa sürede taşınabileceği gerçeğini ortaya koyuyor.
Avrupa’da Bağışıklık Düzeyi Kritik Önemde
Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC), Avrupa’daki mevcut aşılama oranlarının birinci doz için yüzde 92, ikinci doz için ise yüzde 88 seviyesinde olduğunu belirtiyor. Ancak uzmanlar, bu oranların kalıcı bulaşmayı engellemek için yeterli olup olmadığının, aşılama oranlarının düşük olduğu topluluklardaki bağışıklık düzeyine bağlı olduğunu savunuyor. Teknolojik gelişmelerin sağlık verilerini analiz etmede sağladığı kolaylıklar, riskli bölgelerin tespit edilmesinde hayati bir rol oynuyor.
Uzun Vadeli Riskler: JAMA Öngörüleri
JAMA dergisinde yayımlanan bir araştırma, aşılama oranlarının mevcut seviyelerde kalması durumunda yaşanabilecek senaryoları gözler önüne seriyor. Öngörülere göre, gerekli önlemler alınmazsa önümüzdeki 25 yıl içinde ABD genelinde 851.300 vaka, 170.000 hastane yatışı ve 2.550 ölüm gerçekleşebilir. Benzer bir durumun yaşanmaması adına Avrupa’daki yerel yönetimlerin, kamu sağlığı politikalarını gözden geçirmesi ve aşılama kampanyalarını hızlandırması elzem görülüyor. Bangladeş, Endonezya ve Guatemala’daki mevcut büyük salgınlar, kızamığın küresel bir mücadele gerektirdiğinin en somut kanıtı olarak değerlendiriliyor.



