Dünya

BM’de Küba’ya Yönelik ABD Ambargosu Kararına Destek Azaldı

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda Küba'ya yönelik ABD ambargosunun kaldırılması çağrısına verilen destek, 1995'ten bu yana en düşük seviyeye geriledi.

OKUMA AYARLARI
BM'de Küba'ya Yönelik ABD Ambargosu Kararına Destek Azaldı
BM'de Küba'ya Yönelik ABD Ambargosu Kararına Destek Azaldı
📍 Konum: New York, ABD
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 464
🕐 Son Güncelleme: 29.10.2026 08:39

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, ABD’nin Küba’ya uyguladığı ambargonun kaldırılması talebini içeren karar tasarısını oyladı.
  • Tasarıya verilen destek 130 ülke ile 1995 yılından bu yana görülen en düşük seviyeye geriledi; Almanya ve İtalya gibi ülkeler çekimser kaldı.
  • Oylama sırasında ABD Büyükelçisi Mike Waltz ile Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez arasında sert diplomatik tartışmalar yaşandı.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, uzun yıllardır devam eden diplomatik tartışmaların odağındaki konulardan birini, ABD’nin Küba’ya uyguladığı ekonomik ve ticari ambargonun kaldırılması talebini yeniden gündeme taşıdı. Ancak yapılan oylama sonucunda, Küba lehine sunulan karar tasarısına verilen uluslararası destek, son 30 yılın en düşük seviyesine gerileyerek dikkat çekici bir değişim sergiledi.

Destek Oranlarında Tarihi Düşüş

1992 yılından bu yana her yıl düzenli olarak kabul edilen karar tasarısı, bu yılki oylamada 130 ülkenin desteğini alırken, 17 ülke karşı oy kullandı ve 25 ülke çekimser kaldı. Bu sonuçlar, tasarıya verilen desteğin 1995 yılından bu yana en düşük noktaya indiğini gösteriyor. Geçtiğimiz yıl 160’tan fazla ülkenin destek verdiği tasarıya karşı bu yılki eğilim, küresel siyasi dengelerin yeniden şekillendiğine işaret ediyor.

Oylamanın en çarpıcı detaylarından biri de Avrupa ülkelerinin tutumu oldu. 34 yıllık bir aranın ardından Almanya, İtalya ve Letonya tasarıya çekimser kalarak oylamada farklı bir pozisyon aldı. Öte yandan Kolombiya, Kosta Rika, Ekvador, Fas, Slovenya ve Bosna-Hersek gibi ülkeler de tasarıya karşı oy kullanarak destek oranlarının düşmesinde etkili oldu. Küresel jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde, ABD ve İran arasında Körfez’de savaş riski artıyor gibi diğer gerilimler, uluslararası toplumun ittifak yapılarındaki değişimleri de beraberinde getiriyor.

Diplomatik Gerilim ve Sert Tartışmalar

Oylama süreci sadece rakamlarla değil, BM koridorlarında yaşanan sert söz düellolarıyla da hareketlendi. ABD’nin BM Büyükelçisi Mike Waltz, Küba halkının yaşadığı ekonomik zorlukların sorumlusunun ABD ambargosu değil, ülkedeki “yolsuzluk içindeki komünist rejim” olduğunu iddia etti. Waltz, ambargo iddialarını kesin bir dille reddetti.

Bu açıklamalara Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez’den sert tepki geldi. Washington yönetimini Küba’nın kaderini belirlemeye ve ülkenin kaynaklarına el koymaya çalışmakla suçlayan Rodríguez, oylama sırasında Büyükelçi Waltz ile karşı karşıya geldi. İki diplomat arasındaki gerilim, Rodríguez’in Waltz’u yalan söylemekle suçlaması ve Waltz’un bu çıkışa sert karşılık vermesiyle tırmandı.

Ambargonun Tarihsel Arka Planı

ABD’nin Küba üzerindeki baskı politikası, 1960 yılında Fidel Castro liderliğindeki devrimin ardından ABD mülklerinin kamulaştırılmasıyla başladı. On yıllardır süregelen bu yaptırımlar, Küba ekonomisi üzerinde ağır bir yük oluşturuyor. ABD yönetimi, yeni baskı politikalarıyla petrol tedarikine yönelik kısıtlamaları artırırken, Küba hükümeti bu durumu diplomatik baskı kampanyası olarak nitelendiriyor. Küresel enerji politikalarındaki değişimler, Trump’ın Putin ile enerji odaklı iş birliği planı detaylandırıldı haberinde görüldüğü üzere, dünya siyasetinin en kritik başlıklarından biri olmaya devam ediyor.

Hukuki açıdan bağlayıcılığı bulunmayan BM kararı, her ne kadar yaptırımları doğrudan kaldırmasa da, uluslararası kamuoyunun Küba ve ABD arasındaki bu uzun süreli krizdeki tutumunu yansıtması açısından kritik bir gösterge niteliği taşıyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yapımcı: eritir.com.tr