⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 505
🕐 Son Güncelleme: 29.10.2026 20:21
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, kritik kamu kurumlarının siber güvenliğini sağlayan Barikat Siber Güvenlik ile Tera Yatırım Teknoloji Holding arasındaki ortaklık yapısına dikkat çekti.
- Şirketin hâkim ortağı Emre Tezmen’in borsa soruşturması kapsamında tutuklanması ve yönetimin TMSF’ye devredilmesi, stratejik verilerin güvenliği konusunda soru işaretleri yarattı.
- Özlale, Adalet ve İçişleri Bakanlıkları başta olmak üzere pek çok kritik kurumun ağ trafiğini yöneten bu yapının nasıl denetlendiğine dair sorular yöneltti.
Ankara, Türkiye – Türkiye’de kritik altyapılara ve stratejik devlet kurumlarına siber güvenlik hizmeti sunan özel sektör kuruluşlarının mülkiyet ve denetim mekanizmaları yeniden tartışma açtı. YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamalarla, devletin dijital güvenliğinden sorumlu olan yapıların arkasındaki ticari ve hukuki ilişki ağına dikkat çekti. Gelişmeler, kamuda yeni düzenlemeler ve denetim süreçlerinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi.
Kritik Kurumların Dijital Güvenliği Kime Emanet?
Siber güvenliğin artık doğrudan bir millî güvenlik meselesi haline geldiği günümüzde, devletin en mahrem kurumlarının ağ altyapılarını koruyan şirketlerin kimler tarafından kontrol edildiği hayati bir önem taşıyor. Açık kaynak ihale kayıtları ve kurumsal referanslar incelendiğinde; Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) gibi stratejik devlet birimlerinin siber güvenlik hizmetlerini Barikat Siber Güvenlik şirketinden aldığı görülüyor.
Söz konusu şirketin müşteri portföyünde yalnızca bakanlıklar yer almıyor. Aynı zamanda Borsa İstanbul, Türk Telekom ve Türk Hava Yolları (THY) gibi ülkenin ekonomik ve lojistik açıdan omurgasını oluşturan kurumlar da bu hizmet zincirine dahil bulunuyor. Şirketin, yakın bir dönemde stratejik kamu kurumlarından yüz milyonlarca liralık yeni siparişler aldığına dair KAP açıklamaları, sistemin büyüklüğünü ve erişim alanının genişliğini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Tera Yatırım ve Kayyım Süreci
Kamu kurumlarının veri güvenliğini ve ağ trafiğini yöneten Barikat Siber Güvenlik’in hisselerinin %63,1’lik kısmının Tera Yatırım Teknoloji Holding’e (TEHOL) ait olması, süreçteki en büyük soru işaretini oluşturuyor. Holdingin yönetim kurulu başkanlığını yürüten Emre Tezmen’in adı, daha önce Türkiye’deki yatırımcıların menkul kıymet kayıtlarını tutan Merkezi Kayıt Kuruluşu’nun (MKK) yönetim kurulunda da geçmişt.
Ancak süreç, sermaye piyasalarında yürütülen borsa ve fon soruşturmalarıyla farklı bir boyuta evrildi. Emre Tezmen’in borsa soruşturması kapsamında tutuklanmasının ardından mahkeme kararıyla Tera Yatırım Teknoloji Holding ve bünyesindeki Barikat Siber Güvenlik’in yönetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyımına devredildi.
Çıkar Çatışması ve Güvenlik Zaafı İddiaları
Bir tarafta finansal manipülasyon ve fon soruşturmalarının merkezinde yer alan bir yapı, diğer tarafta ise Türkiye’nin en hassas kurumlarının veri tabanlarına ve kritik sistemlerine erişim yetkisine sahip bir siber güvenlik şirketi bulunuyor. Bu tablo, ulaşım ve altyapı güvenliği gibi alanlarda olduğu gibi dijital alanda da kapsamlı denetimlerin gerekliliğini hatırlatıyor.
Milletvekili Ümit Özlale, yaşanan bu devasa çıkar çatışmasının ve olası güvenlik zaaflarının bugüne kadar kimler tarafından denetlendiğini sorgulayarak şu kritik soruları yöneltti:
- Borsa İstanbul, Türk Telekom, THY ve ilgili bakanlıklar, Barikat şirketinden hangi siber güvenlik hizmetlerini almıştır?
- Bu şirkete hangi kritik sistemlere ve veri tabanlarına erişim yetkisi verilmiştir?
- Tera Grubu’nun şirkete hâkim ortak olmasının ardından ilgili kamu kurumları herhangi bir güvenlik değerlendirmesi yapmış mıdır?
Devletin dijital kalelerini koruyan bu tür yapıların sahiplik ve denetim süreçlerinin şeffaf bir şekilde yürütülmesi, olası siber tehditlerin önlenmesi ve ulusal güvenliğin tesisi açısından beklenen adımların başında geliyor.



