⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 385
🕐 Son Güncelleme: 29.10.2026 16:00
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Türkiye’de çeşitli sol partiler ve demokratik kitle örgütleri, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 103. yıl dönümü vesilesiyle yayımladıkları mesajlarla kuruluş ilkelerine vurgu yaptı.
- SOL Parti, TKP, TİP, EMEP, DİSK ve KESK; Cumhuriyet’in demokrasi, laiklik ve emek ekseninde yeniden inşa edilmesi gerektiğini belirterek ortak mücadele çağrısında bulundu.
- Kurumlar, ekonomik eşitsizliklerden toplumsal haklara kadar geniş bir yelpazede eleştirilerini dile getirerek, Cumhuriyet’in geleceğinin halkın örgütlü mücadelesine bağlı olduğunu savundu.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 103. yıl dönümü, siyasi arenada ve sivil toplum kuruluşları nezdinde farklı değerlendirmelere sahne oldu. SOL Parti, Türkiye Komünist Partisi (TKP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Emek Partisi (EMEP) ile Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) ve Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), yayımladıkları 29 Ekim mesajlarıyla Cumhuriyet’in demokrasi, laiklik ve eşitlik temellerine dikkat çektiler.
Cumhuriyet’in Geleceği ve Emek Mücadelesi
Siyasi partiler ve sendikalar, yayımladıkları metinlerde Cumhuriyet’in kazanımlarının korunması ve geliştirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Özellikle ekonomik kriz ve sosyal adaletsizliklerin yoğunlaştığı bir dönemde, Cumhuriyet’in sadece sembolik kutlamalarla değil, halkın refahını gözeten somut politikalarla savunulabileceği ifade edildi.
SOL Parti, yayımladığı mesajda Mustafa Kemal Atatürk ve Anadolu halkının kuruluş mücadelesine atıfta bulunarak, mevcut siyasi atmosferin Cumhuriyet değerlerini zedelediğini savundu. Parti, “Halkın söz, yetki ve karar sahibi olduğu gerçek bir demokrasi” hedefiyle devrimci demokratik bir Cumhuriyet vurgusu yaptı. Bu süreçte, tıpkı bölgesel güvenlik ve iş birliği arayışlarında olduğu gibi, toplumsal uzlaşı ve hak mücadelesinin kritik bir öneme sahip olduğu belirtildi.
Sınıfsal Eşitsizlik ve Sosyalist Cumhuriyet Vurgusu
Türkiye Komünist Partisi (TKP), Cumhuriyet’in geleceğini sınıf mücadelesiyle ilişkilendirerek, “Cumhuriyet ancak ve ancak emekçilerin iktidarında yeniden mümkün olacak” değerlendirmesinde bulundu. Benzer şekilde Türkiye İşçi Partisi (TİP), yoksulluk ve servet eşitsizliğine dikkat çekerek, kurtuluşun sosyalist bir Cumhuriyet ile mümkün olabileceğini ifade etti. Öte yandan, güncel gelişmelerin yakından takip edildiği bu süreçte, uluslararası siyasetteki gelişmeler ve bölgesel krizlerin de Cumhuriyet’in bağımsızlık ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Emek Partisi (EMEP) ise kuruluş sürecinden bu yana eşitlik ve sınıfsız toplum idealinin tam anlamıyla hayata geçirilemediğini öne sürdü. EMEP, belediyelere yönelik kayyım uygulamaları ve basın üzerindeki baskıların Cumhuriyet’in demokratik karakterine aykırı olduğunu belirterek, “Emperyalizme, faşizme ve sömürüye karşı birleşik mücadele” çağrısında bulundu. Sendikalar (DİSK ve KESK) ise halk iradesinin, hukukun üstünlüğünün ve basın özgürlüğünün Cumhuriyet’in temel taşları olduğunu hatırlatarak, ekonomik refahın adil bölüşümü için örgütlü mücadelenin önemine dikkat çekti.
Sonuç olarak, 29 Ekim’in 103. yıl dönümünde sol yapılar, Cumhuriyet’i geçmişin bir hatırası olarak değil, geleceğin demokratik ve eşitlikçi inşası için bir zemin olarak tanımladılar.



