⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 377
🕐 Son Güncelleme: 29.10.2026 12:36
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Türkiye, 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı çerçevesinde otomotiv sektöründe 45,5 milyar dolarlık ihracat hedefi belirledi.
- Sektörde yeşil ve dijital dönüşümün hızlandırılması, otonom sürüş teknolojilerinin geliştirilmesi ve yerli tedarik zincirinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.
- Şarj altyapısının yaygınlaştırılması ve hidrojen yakıtlı teknolojilere yapılan yatırımlarla uluslararası rekabet gücünün artırılması hedefleniyor.
Türkiye, küresel mobilite vizyonu doğrultusunda otomotiv endüstrisini yeniden şekillendirmeye hazırlanıyor. Cumhurbaşkanlığı 2027 Yılı Programı’na göre, sektörün toplam ihracat hacminin 45,5 milyar dolara ulaştırılması temel hedefler arasında yer alıyor. Bu stratejik hedef, sadece bir satış rakamı değil, aynı zamanda Türkiye’nin teknolojik dönüşüm sürecindeki kararlılığını simgeliyor.
Yeşil ve Dijital Dönüşüm Süreci
Otomotiv sektörü, küresel ölçekte yaşanan değişimlere uyum sağlamak adına yeşil ve dijital dönüşüm sürecine odaklanmış durumda. Tasarımdan üretime kadar olan tüm aşamalarda yerli tedarik ve teknolojik kabiliyetlerin artırılması öngörülüyor. Sektördeki bu dönüşüm, uluslararası piyasalarda markalaşmayı ve katma değeri artırmayı hedefliyor.
Bu süreçte, Mobilite Araç ve Teknolojileri Yol Haritası kapsamındaki projeler yakından izlenecek. Özellikle teknolojik altyapının güçlendirilmesi adına atılan adımlar, GİB 2027 Yılı Programı gibi diğer dijitalleşme hamleleriyle de paralellik gösteriyor. Öte yandan, otomotiv sektöründe yaşanan hukuki ve ticari süreçler de yakından takip ediliyor; geçmişte Sibel Can ve otomotiv firması arasındaki lüks araç davası gibi örnekler, sektördeki müşteri hakları ve standartların önemini bir kez daha ortaya koymuştu.
Otonom Sürüş ve Hidrojen Teknolojileri
Geleceğin ulaşım teknolojilerine hazırlanan Türkiye, otonom sürüş fonksiyonlarını olgunlaştırmak için yoğun bir çalışma dönemi başlatıyor. Kamera ve lidar sensör verilerinin düşük gecikmeli aktarımı üzerine yoğunlaşılırken, sistemlerin güvenilirliği ve tepki süreleri en üst seviyeye çıkarılacak.
Hidrojen temelli teknolojiler ise bir diğer kritik başlığı oluşturuyor. “Hidrojen Temelli Karbon-Nötr İçten Yanmalı Motor Geliştirilmesi Projesi” ile jeneratör fazındaki çalışmalara hız verilecek. Ayrıca, hidrojen treni geliştirilmesi ve yakıt hücresi bileşen teknolojilerine yönelik test süreçleri devam edecek.
Şarj Altyapısı ve Eğitim Yatırımları
Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte şarj istasyonu yatırımları devlet destekleriyle teşvik edilecek. DC ve AC şarj istasyonlarının performans testleri gerçekleştirilerek, ülkenin şarj kabiliyetlerine uygun muayene kriterleri belirlenecek. Bu alandaki yatırımlar, şebeke yaygınlığının artırılmasıyla desteklenecek.
İnsan kaynağını güçlendirmek için eğitim yöntemleri güncellenirken, AB destekli SAFELOOP ve STREAMS projeleriyle batarya, elektronik kontrol üniteleri ve yazılım gibi alanlarda teknoloji geliştirme faaliyetleri sürecek. Tüm bu adımların sonucunda, 2026 yılı sonunda 129 olması beklenen otomotiv üretim endeksinin, 2027’de 131 seviyesine yükselmesi hedefleniyor.



