⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 425
🕐 Son Güncelleme: 30.10.2026 14:09
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Gaziantep’te 30 Mayıs 2026 tarihinde öksürük şikayetiyle sağlık kabinine giden 45 yaşındaki Sultan Sever, burada yapılan tıbbi müdahalenin ardından fenalaşarak yaşamını yitirdi.
- Mahkemede sanıklar savunmalarını verirken, işletmenin ruhsatsız olduğu ve hastaya yanlış müdahale yapıldığı iddiaları öne çıktı.
- Yargı süreci devam ederken, mahkeme heyeti ölüm nedeninin kesinleşmesi için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor bekliyor.
Gaziantep’te 30 Mayıs 2026 tarihinde meydana gelen üzücü olayda, 45 yaşındaki 5 çocuk annesi Sultan Sever, basit bir öksürük şikayetiyle başvurduğu sağlık kabininde hayatını kaybetti. Olayla ilgili açılan davanın ilk duruşması gerçekleştirilirken, mahkeme süreci kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Türkiye’de son dönemde artan kadına yönelik şiddetle mücadele ve sağlıkta güvenlik tartışmaları, bu olayla birlikte yeni bir boyut kazandı.
Öksürük Şikayetiyle Gitti, Yoğun Bakımda Hayatını Kaybetti
Eşi Sultan Sever’in hiçbir kronik rahatsızlığı olmadığını belirten Mustafa Sever, eşinin sadece öksürük şikayetiyle sağlık kabinine gittiğini ifade etti. Mustafa Sever, “Eşim oraya sadece öksürük şikayetiyle gitmişti. Başka hiçbir sorunu yoktu. Orada art arda üç iğne yapıldığını öğrendim. Olay yerine gittiğimde eşim yere düşmüş ve vücudunda şişmeler oluşmuştu. Onu hastaneye yetiştirmeye çalıştık ancak yoğun bakımda kaybettik” diyerek ihmali olanların cezalandırılmasını talep etti.
Yaşanan bu trajik olay, toplumda sağlık hizmetlerine erişim ve denetim mekanizmalarının önemi konusunu tekrar gündeme getirdi. Benzer şekilde, engelli bireyler için gündüzlü bakım hizmetleri yaygınlaştırılacak olsa da, denetimsiz sağlık birimlerinin yarattığı riskler ciddi bir güvenlik sorunu teşkil ediyor.
Sanıklardan Şok İtiraf: “Ruhsatsız Olduğunu Sonradan Öğrendim”
Davanın ilk duruşmasında savunma yapan sanık Ayşe E., ebelik lisans mezunu olduğunu ve iş ararken diğer sanık Ömer A. tarafından bu sağlık kabinine çağrıldığını belirtti. Olay günü Sultan Sever’e Avil ve Dekort isimli ilaçları karıştırarak iğne yaptığını itiraf eden Ayşe E., hastanın fenalaşması üzerine oksijen tüpü ve adrenalin müdahalesinde bulunduğunu savundu.
Ayşe E., sanık Ömer A.’nın kendisini tehdit ettiğini öne sürerek şu ifadeleri kullandı: “Karakolda ifade vermeye hazırlanırken Ömer A. beni aradı ve ‘Burada çalıştığını söylersen kendini de beni de yakarsın, burası ruhsatsız’ dedi. İşletmenin ruhsatsız olduğunu o an öğrendim ve korktuğum için sustum.”
Olayın diğer tanığı olan Sultan Sever’in oğlu Ali Sever ise ambulansın çok geç çağrıldığını iddia ederek, “Annem baygın haldeyken bana oksijen tüpünü verdiler. 15 dakika içinde kendine geleceği söylendi ancak gelmedi. Ambulans yaklaşık yarım saat sonra arandı” diyerek ihmal iddialarını güçlendirdi.
Mahkeme heyeti, ölümün kesin nedeninin ve sanıkların kusur durumlarının netleştirilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu’ndan detaylı rapor alınmasına karar verdi. Türkiye’nin genelinde enerji altyapısı gibi büyük hedeflere odaklanıldığı bu dönemde, sağlık sistemindeki bu tür denetimsizliklerin önlenmesi için adli ve idari süreçlerin hızlanması bekleniyor.




