⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 373
🕐 Son Güncelleme: 30.10.2026 16:45
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB), Atatürk’ün çağdaş toplum idealinde sanata verdiği yeri anlatan “Atatürk ve Sanat” adlı özel gösteriyi sahneledi.
- Hüseyin Likos ve Sühendan Erdin tarafından hazırlanan programda, Anadolu ezgileri, opera aryaları ve klasik müzik eserleri dansla harmanlandı.
- Sanatın toplumsal dönüşümdeki rolüne vurgu yapan gösteri, 10 Kasım tarihinde yeniden izleyici karşısına çıkacak.
İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB), Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün kültür ve sanata bakış açısını merkeze alan “Atatürk ve Sanat” gösterisini sanatseverlerin beğenisine sundu. Atatürk’ün çağdaş bir toplum yaratma idealinde sanatı “hayat damarlarından biri” olarak tanımlayan vizyonu, bu özel performansta müzik ve dansın evrensel diliyle sahneye taşındı.
Müzik ve Dansın Bütünleştiği Bir Anma
Hüseyin Likos ve Sühendan Erdin tarafından titizlikle hazırlanan gösteri programı, geniş bir repertuvar yelpazesine ev sahipliği yaptı. İDOB sanatçıları, Atatürk’ün hayatında iz bırakmış şarkıların yanı sıra Türk müziğinin köklü ezgilerini, opera ve klasik müzik dünyasının seçkin eserleriyle birleştirdi. Gösteride, Serdar Yalçın’ın düzenlemeleriyle sahnelenen “Manastırın Ortasında”, “Çalın Davulları”, “Çanakkale Türküsü” ve “Yemen Türküsü” gibi eserler izleyicilere duygusal anlar yaşattı.
Ayrıca, Georges Bizet’nin “Carmen” ve Giacomo Puccini’nin “Tosca” operalarından aryaların yer aldığı program, klasik batı müziği ile yerel değerlerin uyumunu gözler önüne serdi. Benzer şekilde, toplumsal kültürel mirasa sahip çıkma bilinciyle Cumhuriyet’in 103. yılına özel tarih sergisi gibi etkinlikler de toplumun tarihsel belleğini canlı tutmayı hedefliyor.
Sahne Arkasında Büyük Bir Emek
Sahne düzenlemesini üstlenen ve aynı zamanda solist olarak yer alan Hüseyin Likos’a, piyanist Can Okan eşlik etti. Gösterinin koreografisi ise Ebru Cansız imzasını taşıyor. Performans sırasında dansçılar Melike Manav ve Oliver Spence’in yanı sıra İDOB Çocuk Balesi de sahne alarak gösteriye renk kattı. Sanatın birleştirici gücünü vurgulayan bu organizasyon, Türk Kızılay’ın uluslararası alandaki vizyoner çalışmaları gibi toplumsal değerlerin yaşatılması noktasında kritik bir rol üstleniyor.
Gösteride ayrıca Johann Sebastian Bach’ın “Wachet auf, ruft uns die Stimme” adlı kantatı, Ahmet Adnan Saygun’un “Yunus Emre” oratoryosundan bölümler ve Cemal Reşit Rey’in “On İki Anadolu Türküsü” eserinden “Sarı Zeybek” gibi Türk sanat tarihinin mihenk taşları seslendirildi. Finalde icra edilen “10. Yıl Marşı” ise izleyicilerden büyük beğeni topladı.
Atatürk’ün sanatı, bir toplumun medeniyet seviyesinin ölçütü olarak gören yaklaşımını yansıtan “Atatürk ve Sanat” gösterisi, 10 Kasım tarihinde yeniden sahnelenerek izleyicilerle buluşmaya devam edecek.




