Gündem

Nijerya’da Gözaltındaki 37 Kişinin Ölümünde İşkence İddiaları

Nijerya'da bir güvenlik merkezinde gözaltında bulunan 37 kişinin, aşırı kalabalık ve susuzluk nedeniyle hayatını kaybettiği soruşturma raporuyla ortaya çıktı.

OKUMA AYARLARI
Nijerya'da Gözaltındaki 37 Kişinin Ölümünde İşkence İddiaları
Nijerya'da Gözaltındaki 37 Kişinin Ölümünde İşkence İddiaları
📍 Konum: Minna, Nijerya
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 403
🕐 Son Güncelleme: 30.10.2026 19:45

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Nijerya’nın Minna kentindeki bir güvenlik merkezinde, 37 gözaltı şüphelisi aşırı kalabalık ve susuzluk nedeniyle hayatını kaybetti.
  • Soruşturma komitesi; ölümlerin temel nedeninin yetersiz havalandırma, hijyen eksikliği ve içme suyu sağlanmaması olduğunu raporladı.
  • Olayla ilgili salgın hastalık iddialarının asılsız olduğu belirtilirken, sorumluların cezalandırılması için şeffaf bir soruşturma süreci başlatıldı.

Nijerya’da gözaltında tutulan 37 kişinin, maruz kaldıkları ağır ihmal ve kötü koşullar nedeniyle hayatını kaybettiği soruşturma raporuyla belgelendi. Nijer eyaletinin başkenti Minna’da bulunan Nijerya Güvenlik ve Sivil Savunma Birliği (NSCDC) merkezinde yaşanan olayda, tutukluların aşırı kalabalık bir hücrede susuzluk ve hijyen eksikliğiyle mücadele ettiği belirtildi.

Soruşturma Raporu Korkunç Koşulları Ortaya Çıkardı

Jonathan Kure başkanlığındaki soruşturma komitesi tarafından hazırlanan rapor, gözaltındaki kişilerin yaşam koşullarının insan haklarına aykırı bir boyutta olduğunu ortaya koydu. Rapora göre, aralarında 14 çocuğun da bulunduğu yaklaşık 50 erkek şüpheli, sadece 12 metrekarelik dar bir hücrede tutuluyordu. Hücrede içme suyunun bulunmadığı, tuvaletlerin çalışmadığı ve havalandırmanın yetersiz olduğu tespit edildi. Şüphelilerin, aşırı susuzluk nedeniyle idrar ve ter içmek zorunda kaldıkları iddiası, raporun en çarpıcı detaylarından biri olarak yer aldı.

Hücredeki koşulların vahameti, sağlık personeli ve görevlilerin ifadeleriyle de desteklendi. NSCDC sağlık personeli Mariam Nelson, hücredeki boğulma riskine ve havalandırma sorununa dikkat çekerek metal kapının kilitlenmemesi yönünde uyarılar yaptığını ifade etti. Ancak bu kritik tavsiyelerin görevliler tarafından dikkate alınmadığı kaydedildi.

İmdat Çağrıları Yanıtsız Kaldı

Olay gecesine dair tanıklıklar, ihmalin boyutunu gözler önüne seriyor. Cephanelik görevlisi Ahmed Abubakar Wushishi, 17 Eylül sabahı saat 01.00-02.00 sularında hücreden çığlıklar ve kapıya vurma sesleri duyduğunu belirtti. Wushishi, nöbetçi görevliye hücrenin açılmasını önerse de, şüphelilerin kaçabileceği gerekçesiyle üstlerinden silahlı destek olmadan kapının açılmaması yönünde talimat aldığını söyledi. Bu durum, faili meçhul vakaların aydınlatılması süreçlerinde olduğu gibi, şeffaf bir inceleme yapılmasını zorunlu kılan bir tablo ortaya çıkardı.

Salgın Hastalık İddiaları Çürüdü

Olayın ardından görevden uzaklaştırılan NSCDC Nijer Eyaleti Komutanı Siyaka Suberu’nun, ölümlerin bir salgın hastalıktan kaynaklandığına dair yaptığı açıklamalar, komite tarafından asılsız bulundu. Rapor, bu açıklamanın tıbbi ve adli bulgularla desteklenmediğini, gerçek nedenleri gizlemeye yönelik bir girişim olduğunu vurguladı. Ölümlerle ilgili adli tıbbın gizemlerini aydınlatacak otopsi çalışmalarının ise kısıtlı kaldığı belirtildi; zira hayatını kaybeden 37 kişiden yalnızca 3’üne otopsi yapılabilirken, diğer cenazelerin sağlık ekibi bölgeye ulaşmadan defnedildiği bildirildi.

Yasa dışı madencilik şüphesiyle gözaltına alınan 67 kişiden 37’sinin hayatını kaybettiği bu trajik olayla ilgili olarak Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu, kapsamlı ve şeffaf bir soruşturma yürütülmesi talimatını verdi. Hayatını kaybedenlerin yakınları ise sorumluların yargılanmasını ve kişisel eşyalarının iade edilmesini bekliyor.

REKLAMŞipŞakMedya – Görev yap para kazan

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yapımcı: eritir.com.tr