⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 408
🕐 Son Güncelleme: 30.10.2026 12:48
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları kapsamında düzenlenen UN SDG Action Awards 2026, 29 Ekim’de Roma’da gerçekleştirildi.
- Jüri üyesi olarak yer alan Ümit Boyner, konuşmasında Cumhuriyet’in kadınların toplumsal hayata katılımındaki kritik rolüne değindi.
- Boyner, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sürdürülebilir kalkınma ve demokrasi için temel bir gereklilik olduğunu belirtti.
Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda küresel ölçekte dönüşüm yaratan projelerin ödüllendirildiği UN SDG Action Awards 2026, 29 Ekim tarihinde İtalya’nın başkenti Roma’da düzenlenen görkemli bir törenle gerçekleştirildi. 190 farklı ülke ve bölgeden gelen 7 bini aşkın başvuru arasından seçilen dokuz finalistin yarıştığı organizasyonda, Türkiye’yi temsil eden önemli isimlerden biri olan Ümit Boyner, Resilience Award kategorisinde jüri üyeliği görevini üstlendi.
Küresel Sorunlarda Bireysel Dönüşümün Önemi
Organizasyonun ölçeğine ve küresel etkisine dikkat çeken Boyner, değişim süreçlerinin artık sadece kurumsal yapılarla sınırlı kalmadığını ifade etti. Boyner, “Ödüllerin ölçeği gerçekten etkileyici. Ancak benim asıl dikkatimi çeken, küresel sorunlara çözüm üreten bireylerin giderek daha görünür hale gelmesi. Değişim artık yalnızca kurumlardan beklenmiyor,” diyerek toplumsal dönüşümün bireysel girişimlerle ivme kazandığının altını çizdi.
Cumhuriyet’in Kadınlara Açtığı Yol ve Eşitlik Mücadelesi
Cumhuriyet’in 103. kuruluş yıl dönümüne denk gelen bu anlamlı günde Roma’da söz alan Ümit Boyner, Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülük ettiği modernleşme hareketinin kadınların yaşamındaki dönüştürücü gücüne vurgu yaptı. Boyner, kendi hayatından örnekler vererek, Cumhuriyet sayesinde eğitim alma, çalışma hayatına katılma ve karar mekanizmalarında yer alma imkanına kavuştuğunu belirtti. Bu başarının, ulusal düzeyde kazanılan pek çok başarı gibi, bir Cumhuriyet tarihi rekoru gibi korunan ve ileri taşınan bir miras olduğunu ifade etti.
Toplumsal cinsiyet eşitliğinin kendiliğinden oluşmayacağını savunan Boyner; kadınların eğitimde, istihdamda ve yönetim kademelerinde tam eşitliğe sahip olabilmesi için güçlü demokratik kurumlara ve toplumsal iradeye ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Boyner’e göre eşitlik, yalnızca kadın hakları meselesi değil, aynı zamanda demokrasinin ve toplumsal adaletin de temel taşıdır.
She LAB Programı ile Geleceğin Liderleri Yetişiyor
Kadınların toplumsal ve çevresel dönüşümdeki rollerini desteklemek amacıyla yürütülen çalışmalar da konuşmanın önemli bir kısmını oluşturdu. Boyner Vakfı ve UNDP Türkiye iş birliğiyle hayata geçirilen She LAB – Sürdürülebilirlikte Geleceğin Kadın Liderleri Programı, genç kadınların liderlik kapasitelerini artırmayı hedefliyor. İlk yılında 35 şehirden 6 bini aşkın başvuru alan program, bugüne kadar Türkiye’nin dört bir yanından 291 genç kadını mezun ederek onlara güçlü bir eğitim mirası ve yetkinlik seti sunmayı başardı.
Konuşmasının sonunda, Cumhuriyet’in mirasını daha özgür ve eşit bir gelecek inşa ederek yaşatacaklarına olan inancını paylaşan Boyner, Resilience Award kategorisinin kazananını açıklayarak ödülü takdim etti.




