⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 432
🕐 Son Güncelleme: 30.10.2026 09:47
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Van’da gerçekleştirilen bilimsel bir çalışmayla, Van Gölü’nün son 35 yıllık kıyı çizgisi ve yüzey alanı değişimleri uydu görüntüleri kullanılarak incelendi.
- Araştırma sonuçlarına göre, gölün yüzey alanında son 35 yılda yaklaşık 31 kilometrekarelik azalma yaşandı ve bu kaybın büyük kısmı son 10 yılda gerçekleşti.
- Suların çekilmesiyle birlikte göl tabanındaki bazı gizemli yapılar ve eski kıyı izleri gün yüzüne çıkarken, süreç coğrafi bilgi sistemleriyle takip ediliyor.
Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü, iklim değişiklikleri ve kuraklık tehdidiyle karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Son yıllarda ülke genelinde etkisini artıran meteorolojik kuraklık ve azalan yağışlar, devasa su havzasını doğrudan etkiliyor. Bölgeden gelen son görüntüler ve bilimsel veriler, göldeki su çekilmesinin ulaştığı boyutu gözler önüne seriyor. Suların çekilmesiyle birlikte göl tabanında yer alan bazı eski yapılar ve tarihi kalıntılar da gün yüzüne çıkmaya başladı.
Anadolu Su Altı Araştırmaları ve Sporları Derneği (ASAD) tarafından yürütülen ve İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen “Geleceğim Van Gölü’nde Saklı 14-18 Yaş Gençler İçin Su Altı Teknolojileri ve Kariyer Rotası” projesi, göldeki değişimin boyutlarını rakamlarla ortaya koydu. Proje kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar, Türkiye’nin farklı bölgelerindeki çevre ve altyapı gündemlerini hatırlatırken, benzer coğrafi ve yapısal değişimlerin takip edildiği Kapadokya’daki kaya düşmesinin önceki görüntüleri ortaya çıktı haberi gibi doğanın geçirdiği evreleri gözler önüne seriyor.
35 Yıllık Uydu Verileri Değişimi Belgeledi
ASAD üyesi Harita Bilimci Prof. Dr. Murat Yakar’ın öncülüğünde gerçekleştirilen araştırmada, uzaktan algılama ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) teknolojileri aktif olarak kullanıldı. Çalışmada Landsat 4-5 ve Landsat 8-9 uydu sistemlerinden elde edilen geçmiş yıllara ait görüntüler incelendi. Su yüzeylerinin tespitinde yaygın olarak kullanılan Normalize Edilmiş Fark Su İndeksi (NDWI) hesaplamalarından yararlanıldı ve eşik değer yöntemiyle kara ile su alanları net bir şekilde ayrıştırıldı.
Elde edilen bulgular, göldeki küçülme eğiliminin özellikle son yıllarda hız kazandığını net bir şekilde kanıtladı. Uzmanlar, tıpkı Bingöl’de bulutların şehir üzerindeki görsel şöleni gibi doğanın farklı ve etkileyici olaylarına tanıklık edilirken, Van Gölü’nde yaşanan bu çevresel çekilmenin dikkate alınması gereken bir ekolojik sinyal olduğuna dikkat çekiyor.
Son On Yılda Kayıp Hız Kazandı
Yapılan detaylı analiz sonuçlarına göre, Van Gölü’nün yüzey alanı 1990 yılında yaklaşık 3 bin 577 kilometrekare olarak ölçüldü. Bu alan 2015 yılında 3 bin 573 kilometrekareye gerilerken, 2025 yılı ölçümlerinde 3 bin 546 kilometrekareye kadar düştü. İstatistikler, 1990-2015 yılları arasındaki 25 yıllık periyotta sadece 4 kilometrekarelik bir kayıp yaşanırken, asıl büyük değişimin 2015-2025 yılları arasındaki son 10 yıllık süreçte meydana geldiğini gösterdi.
Son 10 yılda gerçekleşen 27 kilometrekarelik kayıp, 35 yıllık toplam 31 kilometrekarelik küçülmenin yaklaşık yüzde 87’sine denk geliyor. Bilim insanları, bu hızlı çekilmenin hem küresel iklim krizinin yerel yansımalarını hem de bölgedeki su kaynaklarının planlanması açısından acil önlemler alınması gerektiğini bir kez daha hatırlattığını belirtiyor.



